Kuzey Teve

betnis giriş
betnis
yakabet giriş

HOPA ÇAMLIKÖY AÇIKLARINDA YAPILMAK İSTENEN KAFES BALIKÇILIĞI ÜZERİNE BAZI SORULAR….

HOPA ÇAMLIKÖY AÇIKLARINDA YAPILMAK İSTENEN KAFES BALIKÇILIĞI ÜZERİNE BAZI SORULAR….
hasanazaklı( [email protected] )
325 views
23 Ekim 2021 - 12:28
Spread the love

HOPA ÇAMLIKÖY AÇIKLARINDA YAPILMAK İSTENEN KAFES BALIKÇILIĞI ÜZERİNE BAZI SORULAR….

Hasan AZAKLI
Emekli İlköğretim Müfettişi
Eğitimci-Yazar

Bilindiği gibi Abu Su Ürünleri Ltd. Şti. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan 4.000 ton/yıl kapasiteli Ağ Kafeslerde Türk Somonu (Oncorhynchus mykiss: Gökkuşağı Alabalığı) Yetiştiriciliği projesi için yasal olarak yapılması gerekli olan bilgilendirme toplantısı yöre halkına Fener Resturant’ta 21 ekim 2021 tarihinde yapılmak istenmiş ancak yöre halkının ve yöre balıkçılarının yoğun tepkisi ve bilgilendirilmek istemedikleri ve projeye karşı olduklarını belirtmeleri üzerine yetkililerce bu durum tutanak altına alınmıştır.
Adı geçen şirketin gerçekleştirmek istediği proje dosyası incelendiğinde; projede 198.000 m²’lik alanda her biri 40 m çaplı alanda tamamı polietilen kafesler kullanılacağı, büyütme aşamasında yine 10+1 m derinliğinde 20 mm göz açıklığında ağların kullanılacağı ve Toplam 40 adet polietilen dairesel off-shore besi kafeslerinin işe koşulacağı belirtilmektedir.Bu açıklana durum göz önüne alındığında Çamlıköy açıklarında kurulmak istenen kafef balıkçılığının yaklaşık 20 hektarlık bir alanı kapsayacak şekilde şekillenmek istendiği anlaşılmaktadır.Aynı şekilde adı geçen şirket yer olarak Çamlıköy açıklarını seçme nedenini “meteorolojik, topografik, çevresel vb. birçok etken dikkate alınarak çalışmalar gerçekleştirilmiş ve projenin yapılabilirliği en uygun hali seçilmiştir” şeklinde açıklamaktadır.Yani işin özü ilgili şirket kendine göre en rantıbel olarak tespit ettiği Çamlıköy civarını uygulama alanı olarak seçtiğini itiraf etmektedir.
Adı geçen şirket tarafından hazırlanan Proje dosyasında Projenin teknik olmayan özellikleri bölümünde;Proje kapsamında yavru balık üretim tesislerinden temin edilen 250 – 800 gr. aralığında sayılmış ve boylanmış alabalıkların 1,5 kg ağırlığa kadar besiciliği yapılacağı,Hedeflenen büyüklüğe gelen balıklar hasat edilerek talep doğrultusunda piyasaya sunulacağı belirtilmektedir.
İlgili şirketin sunduğu proje dosyasının bir bölümünde;Proje kapsamında Proje alanında 5 Su Ürünleri Mühendisi, 2 Dalgıç, 1 Bekçi, 10 işçi olmak üzere toplam 18 personel çalışması planlanmaktadır şeklinde bilgi verilirken(sayfa 2,10),söz konusu dosyanın 59.sayfasında “İşletmede 16 personel çalışacağından,, herhangi bir sağlık ünitesi bulunmayacaktır” Şeklinde açıklamaya yer verilmiştir.Bu durum ilgili şirketin personel istihdamında çelişkili rakamları sunması düşündürücüdür.
Projenin inşaat ve işletme aşamasında çevresel etkileri ve alınacak önlemler başlıklı açıklamada;”kullanma suyu için şehir şebekesinden temin edilmesi planlanmaktadır.” görüşü belirtilmiştir.Oysa Çamlıköy Hopa belediyesisınırları dahilinde bir yerleşim olmadığı aşikardır.Ayrıca Hopa Belediyesince Çamlıköy’e kullanma suyu olarak şehir şebekesi durumu da söz konusu değildir.Bu durum dikkate alındığında adı geçen şirketin burada yanıltıcı bir raporlama yaptığı durumu akıllarda soru işareti bırakmaktadır.
İlgili dosyada Proje kapsamında yem ve ekipman depolama ve servis botlarını çekmek amacıyla Hopa balıkçı barınağı kullanılacaktır şeklinde görüşe yer verilmişitr.Bu husus dikkate alındığında Çamlıköy’de yapılan balıkçı barınağı balıkçı motorlarına ve Hopa’da balıkçılık yapacak vatandaşlara mı hizmet edecek,yoksa devasa bir kafes balıkçılığını ön gören şirkete mi hizmet edecektir?Çamlıköy Balıkçı barınağının kuruluş ve hizmet amacının alanı nedir? Hopa limanı içindeki balıkçılar için planlandığı savlanan bu barınağın kapasitesi yaklaşık 20 hektarlık alanda yapılması düşünülen kafes balıkçılığının kıyı ve barınak hizmetleri için yeterli midir?Çamlıköy barınağı projelendirilirken yöre balıkçılarına hizmet edeceği amaçlandığı savlanmışken şimdi kafes balıkçılığına da bu barınağın sunulması düşündürücü bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.
Aynı şekilde proje dosyasında devamla,”Proje dahilinde kullanılacak araçların bakım ve yağ değişimleri servislerde, kayığın bakım ve onarımı ise en yakın tersanede yapılacaktır.” görüşüne yer verilmiştir.Bilindiği üzere Hopa civarında ve yakınlarında herhangi bir tersane bulunmamaktadır.Proje dosyasındaki bu bilgilendirme de cevaplandırılması gereken bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır.
Söz konusu projede tüketilmeyen yem miktarı:Proje kapasitesi için ihtiyaç duyulacak yem miktarı 5.600 ton/yıl ve 20,74 ton /gün olarak hesaplanır. Kullanılacak yemin %10’unun tüketilmeyerek deniz ortamına karışacağı kabulü ile Yem Kaynaklı Katı Atık = 5.600 ton/yıl x %10 = 560 ton/yıl olarak ortaya konmuştur.Yani işin özü bir yılda 560 ton yem kaynaklı katı atık çevreye boca edilecektir.Bu durumda akıllarda soru işareti bırakmaktadır.
Metabolik atıklar açısından bakıldığında,genel olarak balıklar aldıkları her l kg yemin (besinin) kuru ağırlık olarak 260 g’ını dışkı olarak suya bırakmaktadırlar tespitine yer verilmiş ve yapılan bu tespitler neticesinde Dışkı miktarı = 5.600 ton/yıl x %26 = 1.506,4 ton/yıl olarak hesaplanmıştır.Bu hesaplamalar analiz edildiğinde bir yılda (Şirket hesaplamalarına göre)1.506,4 ton dışkı olgusu ile karşı karşıya olduğumuz anlaşılmaktadır.
Ölü balıklar yönünden bakıldığında, Üretilecek balık miktarının:yılda 4000 ton olacağının ön görüldüğü, balık adetinin 2.666.667,yavru balık adetinin ise 2.807.018 olarak düşünüldüğü,%5 lik kayıp oranı olasılığı dikkate alındığında ölü balık miktarının yıllık olarak.(Şirket hesaplamalarına göre) 140.351 adet olarak ön görüldüğü belirtilmektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde;Kafes balıkçılığında çevreyi etkileyecek olası kirleticiler: sıvı atıklardan kaynaklanacak kirlilikler;evsel nitelikli sıvı atıksu,temizlikten kaynaklanacak atıksu,sintine suları,atık yağlar,bitkisel atık yağlar şeklinde belirlenmiştir.Katı atıklardan kaynaklanan kirleticiler;Belediye atıkları,ambalaj atıkları biçiminde ortaya konulmuştur.Yemleme ve balık dışkıları sonucu oluşacak katı atıklar;tüketilmeyen yem miktarı,metabolik atıklar,nitrojen ve fosforun çevreye boşaltımı,ölü balıklar olarak belirlenmiştir.Bu sayılanların yanı sıra,tehlikeli atıklar,tıbbi atıklar,atık pil ve akümülatörler,ömrünü tamamlamış atık lastikler gibi çevreye olumsuz etki bırakacak atıklar da söz konusudur.Bütün bu çevreyi etkileyecek olumsuzluklar dikkate alındığında,ayrıca Çamlıköy önünden akıntının Hopa istikameti yönünde olduğu gerçeği de göz önüne alındığında yukarıda sayılan kirletici etmenlerin Karadeniz’de önemli bir avlanma yeri olan Hopa açıklarındaki deniz balıkçılığına olumsuz yönde ket vuracağı durumu ile karşı karşıya kalınacaktır.Ortaya çıkacak bu çevresel olumsuzluklar Hopa’yı olumsuz bir şekilde etkileyeceği aşikardır.Bu durum Çamlıköy civarı ve Hopa kıyı sahilinin bu olumsuz çevresel etkilerin batağına düşmesine yol açacaktır.

Sonuç olarak yukarıda açıklanan hususları Ocak 2020 de basımı yapılan TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Türkiye Ziraat Mühendisliği IX. Teknik Kongresi Bildiriler-2 Kitabının 323.sayfasında ortaya konan “Yemlerin Etkileri Entansif balık yetiştiriciliğinde balığa gereksinim duyduğu tüm besinler yemle verilmektedir. Balığa verilen yemlerin bir kısmı balık tarafından tüketilmekte,yenilmeyen yemler ise ortamda birikerek kirlenmeye neden olmaktadır. Balıkların üre,feçesleri ve balık tarafından sindirilemeyen atıklar yetiştiricilik ortamını etkilemektedir.Balık yemlerin azot ve fosfor içermektedir. Azot ve fosfor fotosentez için temelgereksinimlerdir. Su kaynaklarında azot ve fosfor derişiminin artması ötrofikasyon adı verilen ve aşırı alg artışları ile karakterize olan bir sürece neden olmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliği için fosfor kritik bir öneme sahiptir. Su ürünleri yetiştiriciliğinin çevresel etkilerinin azaltılmasında çeşitli adımlar atılmış olmakla birlikte yemlerdeki fosfor için aynı şey geçerli değildir. Ticari balık yemlerindeki fosforun yaklaşık %40’ıbalık tarafından alınmaktadır . Yemlerle alınan azot miktarı ise balık türlerine göre değişmekle beraber yaklaşık %20-30 oranında olmaktadır, geri kalan %70-80 ise suya geri atılmaktadır. Fosfor, azot, organik maddeler ve sudaki asılıkatı maddeler balık çiftliklerinden kaynaklı kirliliğe yol açar.” şeklindeki bilimsel bulguları okuyucuların dikkatine sunmak istiyorum.

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -