Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

MADEN MÜCADELESİNİN İSMİNDEN SERT ÇIKIŞ: “BİR GÜN BU ORDU’YU YÖNETENLERİN YARGILANDIĞINI DA GÖRECEĞİZ”

ASMA KÖPRÜYÜ KENDİ ELLERİYLE YIKTI: “HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİM” HABER: Özlem

ASMA KÖPRÜYÜ KENDİ ELLERİYLE YIKTI: “HAKSIZLIĞA BOYUN EĞMEYECEĞİM”

HABER: Özlem EMİR

GÖRÜNTÜ: Gençağa KARAFAZLI

(ORDU)- Maden karşıtı mücadelesiyle tanınan çevre savunucusu Musa Duman, Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Tepealan Mahallesi’nde yaklaşık 35 mahalle sakininin kullandığı çelik halatlı asma köprüyü, hakkında verilen yıkım kararının yeniden gündeme gelmesi üzerine kendi elleriyle yıktı.

Ordu’nun Korgan–Aybastı–Kabataş yaylalarında yürütülen maden faaliyetlerine karşı verdiği mücadeleyle bilinen Musa Duman, bölgede yaşanan çevre tahribatlarını bilgi ve belgelerle kamuoyunun gündemine taşıyordu. Duman, daha önce maden karşıtı eylemler sırasında gözaltına alınmış ve hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

BÖLGEDE ÇEVRE TEHDİDİ VE YAVRU ALABALIK ÖLÜMLERİ Yaklaşık 30 yıldır bölgede alabalık üretimi yapan Duman’ın balık çiftliğinde meydana gelen olayda yaklaşık 60 bin yavru alabalık telef oldu. Musa Duman, uzun süredir bölgede ahır ve kanalizasyon atıkları ile beton santralinden kaynaklandığını belirttiği atıkların dereye karıştığını ve bunun çevre açısından ciddi risk oluşturduğunu dile getiriyordu.

“İSTERSENİZ EVİMİ YIKIN, HAKSIZLIĞA YİNE DE BOYUN EĞMEYECEĞİM”

Musa Duman’ın yıllar önce kendi imkânlarıyla yaptığı çelik halatlı asma köprü, Duman’ın yanı sıra yaklaşık 35 mahalle sakini tarafından yaya ulaşımında kullanılıyordu.

Köprü hakkında daha önce alınmış bir yıkım kararının uygulanmasının yeniden gündeme gelmesi üzerine Duman, köprüyü kendi elleriyle yıktı. Köprünün yıkılması, bölgede çevre ve maden karşıtı mücadele yürüten yurttaşlar açısından da yeni bir tartışmayı beraberinde getirdi.

Yaşanan gelişmenin ardından Musa Duman şunları söyledi:

“Yaklaşık 35 yıldır zaman diliminde burada alabalık işletmeciliği yapıyorum hem üretiyorum hem tüketiyorum. Yasal izinlerim vardır. Devlet Tarım ve İl Müdürlüğü’nde ruhsatım vardır. Valiliğe su kirası ödeyen bir vatandaşım. Bu işletmeme giden Karadeniz’de yüzlerce örneği olan bu tip köprülerden bir köprü yaptırdım, yaptım kendi imkanlarımla. Bu görmüş olduğunuz halatlar 30 ton yük çekme kapasitesinde; yine şu halat 40-50 tonu çeken bir kapasitede bir halat. Böyle kendi imkanlarımla buraya geçmek için bir köprü yaptım.

Bu köprüyü yapalı yaklaşık 10 yıl falan oldu. Ne zaman ki bu çevre ile ilgili ırmaklarla ilgili bir mesele olsa, bunu karara alıyorlar. Daha önce de belediye başkanımız iki sefer meclis kararıyla bu köprüye yıkım kararı aldı. Hatırı minnet durdurduk. Daha sonra dedik ya ne zaman bu ırmakların kirliliği ile ilgili bir girişim yapsak, yayladaki işte madenle ilgili, Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nden bu köprü ile yine bir yıkım kararı alınmış.

Şimdi bakın arkadaşlar, bu dere yatağı için, bu havza için çok mücadele ettim. Şurada ırmak akıyor. Burada onlarcası var. Efendim ahır atıkları var, onlarca. Yine veya orta mahalle dediğimiz mahallenin komple buraya geliyor. Yine orada beton santralimiz var. O santralin akıbeti de çok belli değil. Yani kontrolsüz bir şekilde çalıştığını düşünüyoruz. Yine bugünlerde işletmemde 60 bin civarında yavru öldü, alabalık yavrusu. Yine bunu gündeme taşıdık. Gerekli yerlere 112’yi aradık, işte jandarma yönlendirildi, Tarım İlçe Çevre Sağlık derken ‘Sen misin konuşan?’ yine bu kağıdı bize ulaştırdılar.

‘MAALESEF ORDU’DA DEVLET VATANDAŞIYLA HALKIYLA UĞRAŞAN BİR YAPI SAHİP’

Şimdi siz hiç zahmet etmeyin arkadaşlar, hiç zahmet etmeyin. Bu köprüyü yıkıyorum. Bundan sonra ha ikinci bir olay, şurada var bir hane. Bu mahalle bu köprüden geçer, ben hiç kimseye geçmeyin demem. Tarlası olan arkadaşlarımız var burada, gelip geçerler. Onlardan özür diliyorum. Artık son demine geldik. Bu köprüyü yıkıyorum. Köprüyü yıkıyorum.

Artık kim buna karar almışsa, kim yapmışsa canı sağ olsun. Bu zamana kadar nereden dolaştıysak oradan dolaşırız. Yani artık gına geldi ya, gına geldi. Ne zaman ki bir sıkıntı olsa köprüyü yıkacağız, köprüyü yıkacağız. Al.

Siz hiç zahmet etmeyin. Buradan geçenlerden özür diliyorum. Benlik bir durum yok. Devletimiz böyle istediyse böyle yapacağız artık. Bu halatların her biri, her biri 20 ton, 30 ton yük çekecek kapasitede. Kalınlığını da gösterebilirsiniz. Devlet halkını yaşatmak için vardır. Maalesef Ordu’da devlet vatandaşıyla halkıyla uğraşan bir yapı sahip. Artık devlet dairesini kendi dairesi zannedip halkı kovmadan beter eden yöneticilerimiz var.

Abiciğim, kimse yazı yazmasın. Bu köprüyü yıkıyoruz. Rahat etsinler. Yıkacağım yani bu köprüyü, göstermelik yapmıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımız Ordu’ya gelecekmiş. Kesinlikle ve kesinlikle ona ulaşacağım. Bu orduyu yönetenler o dairelerini babalarının çiftliği zannetmesinler. Bir gün bunun hesabı illaki sorulur. Bu memlekette biz çok bu memleketin sahibiyim diyenlerin yargılandığını gördük. Bu ülke başbakanlık yapmışların, bakanlık yapmışların yargılandığını gördük. Sizi de bu orduyu yönetenleri yargılandığını da bir gün göreceğiz. Bizi o daireden kendi dairesi zanneden vali bey de inşallah bir gün bu adaletin tecellisinden nasibini alacaktır” ifadelerini kullandı