Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Eğitim-iş rize’den okullardaki şiddete isyan: “sorumlular istifa etsin!”

HABER-GÖRÜNTÜ .ÖZLEM EMİR-GENÇAĞA KARAFAZLI (RİZE)- Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez

HABER-GÖRÜNTÜ .ÖZLEM EMİR-GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE)- Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırı, okullardaki güvenlik politikalarını yeniden gündeme getirdi. Eğitim-İş Rize Şubesi, saldırıyı protesto ederek çocukların güvenliğinin sağlanamadığını savundu ve sorumluların istifasını istedi.

Rize Valiliği Protokol Meydanı’nda toplanan sendika üyeleri, “Çocuklarımızı koruyamayan düzenin sorumluları istifa” yazılı pankart açarak Cumhuriyet caddesi Atatürk meydanına yürüdü.Burada yapılan basın açıklamasını Eğitim-İş Rize Şube Başkanı Hamza Kutay yaptı.

Kutay, 11 öğrencinin okul yolunda silahlı saldırının ortasında kalmasının yalnızca münferit bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, okul güvenliğinin okul kapısından ibaret olmadığını vurguladı. Şiddetin; sosyal sorunlar, eğitimden kopuş, aile problemleri, dışlanma, zorbalık ve geleceksizlik gibi birçok unsur tarafından beslendiğini ifade etti.

RİSKLİ OKUL TESPİT EDİLDİ, ÖNLEM NEDEN ALINMADI?

Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise saldırının gerçekleştiği okulun daha önce “1. derece riskli okul” olarak değerlendirilmiş olmasıydı. Eğitim-İş, “Riskli olduğu önceden tespit edilen bir okulda gerekli güvenlik tedbirleri neden alınmadı?” sorusunu yöneltti ve bu durumun ciddi bir kamu yönetimi zafiyeti olduğunu savundu.

Sendika ayrıca eğitim-öğretim yılı öncesinde gerekli hazırlıkların yapılabileceğine dikkat çekti. Okullar açıldıktan sonra yedi bakanlığın kameralar karşısına geçerek güvenlik değerlendirmelerinin yapıldığını ve gerekli tedbirlerin alındığını açıklamasından yaklaşık 15 saat sonra 11 öğrencinin yaralandığı saldırının gerçekleşmesine tepki gösterildi.

Eğitim-İş, bu tabloyu sert sözlerle eleştirerek, “Yedi bakanlık bir protokolün altında yan yana gelebiliyorsa, çocuklarımız vurulduğunda sorumluluğun da arkasında yan yana duracak mıdır?” diye sordu.

Sendikaya göre mesele yalnızca güvenlik görevlisi, kamera veya okul kapısındaki önlemlerden ibaret değil. Millî Eğitim Bakanlığı’na yeterli rehberlik öğretmeni bulunmaması nedeniyle eleştiriler yöneltilirken, eğitimden uzaklaşan, devamsızlığı artan veya davranışlarında ciddi değişiklikler görülen çocukların yeterince takip edilmediği savunuldu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı açısından da erken müdahale mekanizmalarının yetersiz olduğu ileri sürüldü. Eğitim-İş, risk altındaki çocuklara olay yaşanmadan önce ulaşılması gerektiğini belirterek, okul, aile, sosyal hizmetler, sağlık ve güvenlik kurumları arasında etkin bir erken uyarı sistemi kurulmasını istedi.

İçişleri Bakanlığı’na yönelik eleştiride ise bireysel silahlanma sorununun yanında, bir çocuğun silaha ulaşmasına kadar geçen süreçte önleyici mekanizmaların neden çalışmadığı soruldu.

“7 İMZA ATTINIZ; ŞİMDİ HESABINI VERİN”

Sendikanın açıklamasındaki en sert mesajlardan biri de şu oldu: “7 imza attınız; şimdi 7 bakanlık olarak kendi görev alanınızın hesabını verin.”

Eğitim-İş, çözümün yalnızca polisiye tedbirlerde aranmasına da karşı çıktı. Yeterli PDR uzmanı, çocuk ve ergen psikologları ile sosyal hizmet uzmanlarının istihdam edilmesini; kalabalık sınıfların azaltılmasını, ikili eğitimin sona erdirilmesini ve öğrencilerin ücretsiz sanat, spor ve kültür faaliyetlerine erişiminin artırılmasını istedi.

Sendikaya göre gerçek anlamda güvenli okul, yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değil; öğrencinin kendisini güvende ve ait hissettiği, zorbalığın görmezden gelinmediği, yardım isteyen çocuğun sesinin duyulduğu ve eğitimin çocuklara gelecek umudu verebildiği okul olmalı.

Açıklamanın sonunda eğitim gündemindeki önlük uygulamasına da sert tepki gösterildi. Eğitim-İş, çocukların güvenliği, okul şiddeti ve eğitimdeki yapısal sorunlar çözülmeyi beklerken gündemin “önlük dayatması” gibi konularla meşgul edilmesini eleştirdi. Sendika, önlükleri alana bırakarak, “Bakalım hangi sorunları örtecek bu önlükleriniz?” diye sordu.

Eğitim-İş, Turgutlu’da yaralanan 11 öğrencinin ve ailelerinin yanında olduğunu belirterek, okullarda şiddetin normalleştirilmesine karşı mücadeleyi sürdüreceğini açıkladı. Sendika, çocuklar yaralandıktan sonra müdahale eden değil, risk ortaya çıkmadan önce harekete geçen bir kamu düzeni talep etti.

Açıklama, “Çocuklarımızı koruyamayan bu düzenin sorumluları istifa etmelidir” çağrısıyla sona erdi.