Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Korgan Turnalık yayla sakinleri Taş Yapı Firmasının maden sondaj çalışmasına karşı direniş başlattı

Korgan Turnalık yayla sakinleri Taş Yapı Firmasının maden sondaj çalışmasına

Korgan Turnalık yayla sakinleri Taş Yapı Firmasının maden sondaj çalışmasına karşı direniş başlattı

Haber: Gençağa KARAFAZLI

(ORDU) – Turnalık Yaylası’nda Taş Yapı firmasının sondaj çalışmalarına karşı tepkiler, “Bunların izin kağıtları bile yok” sözleriyle yükselirken, çoğunluğu kadınlardan oluşan yurttaşlar şirket faaliyetlerine karşı ellerinde sopalarla direnişe geçti. Su hatlarının kesilmesi, iş makinelerinin mezarlık ve yerleşim alanlarına kadar ilerlediği iddiaları ve “Bizim sularımız kesildi, ben nasıl yaşayacağım?” tepkileri üzerine bölge halkı alanda toplanarak çalışmaları durdurmak için harekete geçti. Yaşanan gelişmeler, yaylada süren maden karşıtı mücadelenin yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.

Ordu’nun Korgan, Aybastı ve Kabataş yaylalarında Taş Yapı firmasına karşı yaklaşık 20 aydır devam eden maden karşıtı mücadelede dün firma yetkililerinin yeniden alana gelerek vatandaşın kullandığı su hattını kesip sondaj makinelerini bağlamak istemesi üzerine gerginlik yaşandı. Yaşanan tartışmanın ardından şirketin su taşıyan tankerlerinin önünü kesen Ali Rıza Şadan ve Sebahattin Dere adlı yurttaşlar dün Jandarma tarafından gözaltına alındı, İfadeleri alınan yurttaşlar akşam serbest bırakıldı.

Son 2 günden beri Turnalık Yaylası’nda yaşanan bu gelişmeler üzerine, daha önce mahkemelerce verilen yürütmeyi durdurma kararlarının, Valiliğin itirazı üzerine kaldırılmasının ardından Taş Yapı şirketine ait iş makineleri yeniden sondaj çalışmalarına başladı. Bölge halkı, şirkete ait iş makinelerinin çalışmalar sırasında orman gülleri ve akgüz zambaklarının yoğun bulunduğu alanların tahrip edildiğini, sondaj faaliyetlerinin yerleşim alanlarına, mezarlıklara ve ortak yaşam alanlarına kadar ulaştığını belirterek tepki gösterdi.

“BUNLARIN İZİN KAĞITLARI BİLE YOK”

Şirkete ait iş makinelerinin çalışmalarını görüntüleyen 1 yurttaş, “Turnalık Yaylası’nın o mezarlığın aşağısındayız. Burada çalışmalar obanın içerisinde devam ediyor. İzinsiz oldukları belli arkadaşlar. Beni görünce askerler aldılar gidiyorlar. Bunların izin kağıdı falan yok yani, hiçbir şey yok. Şu ilerisi mezarlık. Burada ne yolu yapıyorlarsa…” sözleriyle tepki gösterdi

“TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ’NİN MENSUPLARI, ŞANTİYENİN ÖZEL GÜVENLİK ELEMANI GİBİ KULLANILIYOR”

Askerin özel şirket elemanı gibi şirkete nöbet tutmasını kabul etmediklerini vurgulayan KAKÇEV (Korgan-Aybastı-Kabataş Çevre Derneği) Musa Duman, “ Az önce Turnalık Yaylası’na geçtim. İşte malumunuz orada bir maden sondaj faaliyetleri devam ediyor. Karınca kaderince bir mücadelemiz söz konusu. Bizim içimizi acıtan diğer bir olay, Türk milletinin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensupları, şantiyenin özel güvenlik elemanı gibi kullanılması. Bunu her kim kullandırtıyorsa, her kim bence yanlış yapıyor. Sorgulanması gereken bir durum diye düşünüyorum. Bunun için sayın vekillerimizi aradım, Mahmut Özer Bey’i aradım ve bu işi kendilerine ilettim.

Şimdi bir tim asker bunları koruyor, mahallenin içerisine girmişler yol yapıyorlar Turnalık Yaylası’nda. Bir tim asker de şantiyeyi koruyor. Çok etik olmayan bir durum böyle bir şey. Şantiye gitsin kendisine özel güvenlik tutsun veya karakol gibi bir konteyner koyup sıcak yemeğiydi, banyosuydu vesaireydi güzel bir ortamda… Eğer bir taşkınlık, birisi bir taşkınlık yapacaksa yani şantiyeye, işletme sahiplerine bir fiziki bir olay gerçekleştirecekse o zaman müdahale edebilirler, o şekilde müdahale olsun. Yakın korumada o şekilde olması halkı da halkın ‘Bunların arkasında, bu şirketin arkasında devlet varmış’ imajını doğuruyor. Bunun için yetkililerin bu işe bir çare bulması gerekiyor.

Ha ordu içerisinde, ordu sınırları içerisinde bunu ben beklemiyorum çünkü, biz bu işin nereden kaynaklandığını çok iyi biliyoruz. Mahkeme sürecinde yürütmeyi durdurduğumuz zaman yürütmeye itiraz eden de belli zaten tepemiz, ordunun tepesi. Onun için en azından Türk milletinin gözbebeği olan Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha güzel bir ortamda orayı savunmasını yapabilirler. Bu bize bir Türk milletine hakarettir. Askerlerimizin o şekilde orada mağdur olmasını, şantiyenin bir paralı elemanı gibi durmasını biz istemiyoruz.” Dedi

“SİYANURE HAYIR DİYORUZ”

Yayla sakini yurttaşlar Taş Yapı şirketinin maden sondaj çalışmalarına karşı direniş başlattıklarını vurgulayarak bölge halkını direnişe destek vermeye çağırdı. Kadın yurttaş, “Yeşillendiriyoruz diyorlar, hiç katlettikleri yeri yeşillendirdiklerini görmedik. Fatsa’da örneği var, şeyde örnekleri… Ama ‘yeşillendiriyoruz’ diye bize yalan söylüyorlar. Biz doğamızın katledilmesini hiçbir zaman istemiyoruz. Böyle beraberlikle, birlik… Bütün arkadaşları çağırıyoruz buradan beraber, birlik olmaya. Siyanüre hayır diyoruz sonuna kadar.”

“BİZİM SULARIMIZ KESİLDİ NE YAPACAĞIM 15 BAŞ HAYVANIM VAR BENİM. ŞİMDİ SUYUM OLMAYINCA BEN YAŞAYABİLİR MİYİM?”

Madencilere karşı yaylada direnişe geldiğini söylene diğer kadın yurttaş , “Biz şimdi madencilere eylem için buradayız. Madencilere tepki vermek için buradayız. Biz sayın valimize, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve milletvekillerimizi buraya davet ediyoruz. Gelecekler, bizi aydınlatacaklar. Biz bunların buraya gelmesini istiyoruz gelecekler, bizi bilgilendirecekler burada. ‘Size şu yararı var, size şu zararı var’ diye. Bizim sularımız kesildi, biz kime ne yapacağız? Biz… 15 baş hayvanım var benim. Şimdi suyum olmayınca ben yaşayabilir miyim? Yaşayamam. Bunu ben Ordu Büyükşehir Belediye Başkanına, sayın valiye, kaymakam beye hepsine iletmenizi istiyorum. Bizi duymalarını istiyorum. Ne olursa olsun bizi görmelerini istiyorum. Buraya gelip bizi bilgilendirmelerini istiyorum. Nerelerden belediyeden gelen adam suyumuzu kesiyor burada ya, suyumuzu.

“KUŞLAR FALAN SUSUZ YAŞAYABİLİR Mİ? KURT BÖCEK SUSUZ YAŞAYABİLİR Mİ?”

Biz sayın valiyi, sayın kaymakamı, sayın milletvekillerimizi, sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızı buraya gelip bizi bilgilendirmesini istiyoruz. Biz şimdi buradan sesleniyoruz. Biz gideceğiz, kendilerini ziyaret edeceğiz makamlarında. Gideceğiz buralara, hep gideceğiz, makamlarında ziyaret edeceğiz. Bakalım bize ne söyleyecekler, neler anlatacaklar? Biz madene hayır diyoruz. Maden işi istemiyoruz. Sondaj yapılmasını dahi istemiyoruz, her sondaj yapıldığı yerde bizim sularımız talan oluyor. Su olmadan yaşam olmaz. Kuşlar falan susuz yaşayabilir mi? Kurt böcek susuz yaşayabilir mi? Yaşayamaz. Bunu biz bu kadara söylüyoruz. Daha da söyleyeceklerim başka bir şey yok. Biz milletvekillerini buraya çağırıyoruz, buraya davet ediyoruz.”

“VALİ Mİ GELİYOR, KAYMAKAM MI GELİYOR, NE GELİRSE GELSİNLER BİZ YANDIK YA! NE BÖYLE BİZİM ÇEKTİĞİMİZ EZİYET NE BU YA?”

Kim gelecekse gelsin çok çektiklerini vurgulayan başka bir kadın yurttaş, “Gerek olursa Başbakan da gelsin. Gelsinler ya! Hayvanlarımız susuz kırıldı bizim ya! Vali mi geliyor, kaymakam mı geliyor, ne gelirse gelsinler biz yandık ya! Ne böyle bizim çektiğimiz eziyet ne bu ya?” “Allah Allah şunlara bak ya!” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.