Kuzey Teve

Yandaş şirketlere milyonluk kıyak

Yandaş şirketlere milyonluk kıyak
Gençağa Karafazlı( karafazli@msn.com )
186 views
06 Ocak 2014 - 17:19
Spread the love

17 Aralık günü TBMM’de Maliye Bakanlığı bütçesi üzerine konuşmam vardı. İki yıldır TBMM kürsüsünden belgeleriyle yolsuzlukları anlatıyordum. Bence önemli konuları anlatmama rağmen basın ve AKP Grubu yokmuşum gibi davranıyorlardı. Hüseyin Aygün’ün deyimiyle yolsuzluklar “sessizlik suikastına” uğruyordu. Ben de farklı bir üslupla derdimi anlatayım dedim. Maliye Bakanlığı’nda olan yolsuzlukları öykü tadında biraz da mizahi anlatmaya karar verdim. Ancak 17 Aralık tarihinde asrın yolsuzluk operasyonu başladı. Bu yüzden konuşmamı değiştirdim. Ama bu konuşma 17 Aralık tarihi öncesinde yolsuzlukla mücadele çabasının düşürüldüğü hazin tabloyu ortaya koyması açısından önemli. Bu yüzden konuşmamı sizlerle paylaşacağım.

“Sayın Başkan Değerli Milletvekilleri,
Maliye Bakanlığı’nın Bütçesi üzerine CHP Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesile ile hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli Milletvekilleri,
Ben Maliye Bakanlığı’nın bütçesi üzerine söz aldım ama Maliye Bakanlığı’nın bir bütçesi yok. Şimdi diyeceksiniz ki olur mu öyle şey? Valla ben de olmaz biliyordum ama olmuş. Ben demiyorum. Koskoca Sayıştay diyor.
Peki gerçekten Maliye Bakanlığı’nın bütçesi yok mu? Aslında var. Ama hesabını veremiyor. Niye veremiyor onu anlatayım. Ama alışılmış usulden biraz farklı anlatayım. Şimdiye kadar alışılmış usulde anlattım. Bir randıman alamadım. Milyarlarca liralık yolsuzluktan bahsettim. Belgeleri gösterdim. Raporlar okudum. Siz de tık yok. Öyle ölü balık gibi baktınız. O’nun için bugün mevzuyu sizin anlayacağınız şekilde basitleştirerek anlatacağım.
Bizim hane 4 nüfus. Ben, hanım, 11 yaşında oğlan bir de Maliye Bakanlığı. Nereye gitsek Maliye yanımızda. Maaşı almadan çeyreğini Maliye kapıyor. Oğlana oyuncak alacağız. Tak, Maliye %18’ini alıyor. Arabaya benzin koyacağız. %65’ini Maliye içiyor. Oturuyor TRT izliyoruz faturayı bize ödetiyor.
Şimdi biz sürekli bu Maliye’ye bakıyoruz ya. Maliye bize hiç bakmıyor. Ne istesek para yok. Atanamayan öğretmenleri ata. Yok. Çiftçinin taban fiyatını yükselt. Mümkün değil. Asgari ücretten vergi alma. Asla. Millet isteyince beş kuruş para yok.
Maliye Bakanı’nın bindiği 700 bin liralık makam aracının aylık kirası benim maaşımın 3 katı diyeceğim ben utanıyorum. Başbakan’ın uçaklarının aylık masrafı, 550 vekilin maaşından çok. O kadar yani.
Bu arada bizim Başbakan uçak almayı çok seviyor. Ana1, Ana2, Ana3, Ana4, Ana5 okey taşı gibi. En son Ana6’ yı alıp okey atacak galiba. Şimdi bizim Başbakan sürekli uçuyor. Dünya lideri ya bütün dünyayı geziyor. Ankara’dan bir kalkıyor. İniyor Burkina Faso. Oradan bir kalkıyor. Moritanya’ya kremalı pasta Oregon’da Kızılderili’lere buzlu su götürüyor. Gerçi su götürdüğü Kızılderililerin hem barajı hem su şirketi var ama olsun. Dünya liderinde o kadar hata olur. Sonra Oregon’dan bir kalkıyor. Ara durak İstanbul. Havaalanında kameraların karşısına geçiyor. Başlıyor konuşmaya: “Ey Kılıçdaroğlu Ey Bahçeli siz Burkina Faso’yu gördünüz mü? Görmediniz. Neden görmediniz. Çünkü dünya lideri değilsiniz. Ben gördüm. Çünkü ben dünya lideriyim.” Başbakan’a göre çok uçarsan dünya lideri oluyorsun. Bu mantığa göre her gün uçan Türk Havayolları pilotları Galaksi Lideri oluyor ya neyse… Bakanları da Başbakanlarından aşağı değil. Az evvel Meclis’e gelirken bakan ve bürokrat arabalarını gördüm. Koca Meclis’te park yeri kalmamış. Sayın Bakanlarımızın makam araçları. Sayın Bakanlarımızın öncü korumaları. Sayın Bakanlarımızın artçı korumaları. Sayın Bakanlarımızın yancı korumaları. Hepsi birden ışıldaklarını sirenlerini bir açıyorlar. Çin pavyonu gibi yolu göremiyorsunuz.
Millete vermeye gelince karga kendilerine almaya gelince şahin olan bu bakanlara borcun olmayagörsün. Mezara girsen gelir seni bulurlar.
Geçenlerde bizim eve Maliye bir yazı göndermiş. Bir de yazmışlar Vergi Usul Kanun’nun bilmem kaçıncı maddesi falan diye. Geçmiş yıllardan vergi borcunuz tespit edilmiştir 3 gün içinde Seğmenler Vergi Dairesi’ne gelin diye. Korku filmi gibi. Bir baktım son gün. Koştum vergi dairesine. Duvara nal gibi yazmışlar. “Vergi ödemek en kutsal görevdir” diye.
Benim gibi 24 saat kutsal görev yapan cennetlik vergi mükellefleriyle sırada bekliyoruz. Hepimiz Maliye cemaatinin müritleriyiz. Vergi ödeyip cennete gideceğiz. Kimseye diyemiyorum ben cennetlik milletvekili vergi mükellefiyim diye. Ne çıkacak belli olmaz. Koca milletvekiliyim, bir de cehennemlik vergi kaçakçısı olmak var. Neyse 45 dakika bekledim. Sıra bana geldi. Yazıyı aldılar 45 dakika daha bekledim. İşlem dosyası geldi. Olay şu. Ben öğrenciyken harç kredisi almışım. Memur olup ödemişim. Ama 7 lira az tahsil etmişler. Faiziyle 58 lira olmuş. Bilmem ne pişmanlığı uygulamışlar 18 liraya düşmüş. 3 saatine vergi dairesinde harcadım. 30 TL taksi parası artı 18 liralık kutsal görevimi yapıp döndüm. Bu arada 7 liranın hesabını 20 yıldır tutan Maliye’nin bütçesi yok. En azından Sayıştay’a öyle demiş.
Şimdi dedim ya aslında bu Maliye Bakanlığı’nın bütçesi var ama hesap veremiyor. Meğer bu Maliye Bakanlığı’nda ne filmler dönmüş. Bunu nereden biliyoruz? Bize ihbar ettiler oradan biliyoruz. Bu arada ihbar mektubundan benim anladığım olay Cemaat – AKP kavgası değil.
Bakın bu ihbar mektubu özetle ne diyor. Maliye Bakanlığı, AKP’nin ihale baronlarının kesinleşmiş vergi borçlarını çerez parasına indirmiş, vergi cezalarının da tamamını silmişler. Her yıl bu şekilde ihale baronlarının 1,5 – 2 katrilyon vergisini siliyorlarmış.
Bürokratların konuşmalarını da ihbar mektubuna yazmışlar. Bu işlerin en başındaki bürokrat diğerlerine diyormuş ki “Şimdi siz, bu şirketlerin borçlarını sildik diye bize kızıyorsunuz ama burada ulvi amaçlar var.” Valla nasıl bir ulvi amaç var bilmiyorum ama geçen gün gazetede gördüm 430 trilyon vergi borcunu sildiğiniz işadamı 90 trilyona kendisine Falcon 5X diye bir özel jet almış. Ulvi bir biçimde İstanbul’dan Newyork’a kesintisiz bu Jet’le uçabiliyormuş. 90 trilyona bu ulvi jeti alan işadamının bir Jeti bir helikopteri daha varmış.
Vergi borcu silinen ihale baronlarından biri de şu Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’e sayaç çakan şirketin sahibi. Gerçi Gökçek de aldığı sayaçları Ankaralılara çaktı. O sayaç kazığı atılan Ankaralılardan biri de benim. Kendisinin kaybettiği bir şey yok yani. Olan bize oldu. Neyse. Bu sayaç şirketinin 130 trilyon olan vergi borcunu 5 trilyona indirmişler.
İhbar mektubunda nakledilen konuşmalar bununla sınırlı değil. AKP’nin atadığı muhafazakâr bürokratlar diyorlarmış ki “Bu Şirketin vergi borcunu indirdik diye alınganlık göstermeyin bu Şirket …… Cemaatine bağlı bir Şirkettir. Bu Şirket sattığı her sayaçtan Cemaate belirli bir pay verir”
Kimse kusura bakmasın cemaat onlar değil biziz. 75 Milyon insan cennetlik müritler bizleriz. Hani Vergi Dairesi’nin kapısına nal gibi yazmışsınız ya “Vergi ödemek en kutsal görevdir” diye. Biz Maliye Cemaatinin vergi ödeyen 75 milyon müridi olarak hepimiz cennetliğiz.
Vesselamı kelam, boğazına kadar yolsuzluğa batmış bu hükümete verilecek her kuruşun haram olacağı düşüncesiyle bütçeye karşıt oy vereceğimizi bildirir hepinizi en derin saygılarımla selamlarım.”

***

Borçlarını sildiler, Sayıştay incelemesine engel oldular

CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya ulaştırılan ihbar mektubu ve belgelerde yer alan bilgileri, yüz milyonlarca liralık vergi tutarları sıfırlanan ya da ‘çerez parasına’ indirilen şirketleri açıklıyoruz

Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), AKP’ye yakın firmaların yüz milyonlarca liralık vergi borcunu, ilgili firmalarla uzlaşma tutanakları imzalayarak sıfırladı ya da ‘çerez parasına’ indirdi. İddialara göre, Sayıştay denetçileri bu tutanakları fark ederek inceleme yapmak istedi ancak GİB ‘vergi mahremiyetini’ gerekçe göstererek tutanakları Sayıştay denetiminden kaçırdı.
Maliye Bakanlığı’nın bir çalışanının Milletvekili Aykut Erdoğdu’ya gönderdiği ihbar mektubuyla ortaya çıkan ve belgeleriyle kanıtlanan uzlaşma tutanakları, yüz milyonlarca liralık vergi tahriyatının, Merkezi Tahriyat Sonrası Uzlaşma yöntemi ile küçük miktarlara indirildiğini gösterdi. Belgelerde yer alan şirketler ve vergi uzlaşıları şöyle:

ELEKTROMED
1– Elektromed Elektronik Sanayi ve Sağlık Hizmetleri: Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne sattığı sayaçlarla kamuoyu gündemine düşen Elektromed firması için 2004-2008 yıllarına ait Kurumlar Vergisi, KDV ve Giçici Vergi’den oluşan toplam 10 adet vergi inceleme raporu yazıldı. 57,4 milyon lira vergi ana parası, 81,7 milyon lira vergi cezası tarhiyatı gerçekleştirildi. GİB yöneticileri tarafından imzalanarak yürürlüğe konulan vergi uzlaşma tutanağı ile bu borcun cezası tamamen sıfırlandı, ana parası ise 5,8 milyon liraya indirildi.

TÜRKERLER İNŞAAT
2– Türkerler İnşaat adına düzenlenmiş 4 Haziran 2009 tarihli vergi inceleme raporları sonucunda 24 milyon lira vergi ana parası, 36 milyon lira ceza tutarı belirlendi. Bu verginin ceza kısmı tamamen sıfırlandı, ana parası 6,9 milyon liraya indirildi. Üstelik, söz konusu vergi uzlaşısı gerçekleştirilirken Vergi Usul Kanunu’na da aykırı davranıldı. Çünkü firma, söz konusu vergi cezasını ödeyeceğini kayıt altına almış ve beyan etmişti. 3 yıl süresi vardı. Bu beyana rağmen, ödenmesi gereken vergide indirime gidildi.

ALBAYRAK GAYRİMENKUL
3– Albayrak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile yapılan 21 Eylül 2010 tarihli uzlaşma tutanağı ile şirketin 55 milyon liralık vergi aslı ve cezası 1,2 milyon liraya indirildi. Cezalar sıfırlandı, vergi aslı üzerinden indirim uygulandı.

CENGİZ İNŞAAT
4– 29 Aralık 2010 tarihli uzlaşma tutanağı ile Cengiz İnşaat’ın 2008 yılına ait vergi tutarları ve bunların cezaları tamamen sıfırlandı. Söz konusu vergi aslı tutarı 169 milyon lira, cezası 254 milyon liraydı.

GİB’LE İLGİLİ İDDİALAR
Söz konusu ihbar mektubunda yer alan çarpıcı iddialar ise şöyle:
»GİB’in, Merkezi Tarhiyat Sonrası Uzlaşma ile vergi cezalarını sıfırlamasına ilişkin onlarca örnek bulunmaktadır.
»Elektromed firmasının vergi uzlaşısına imza atan kişiler, mesai arkadaşlarına, ‘bazı uzlaşmalarda rakamların sıfırlanmasının veya yüzde 90 düşürülmesinin sebebini’, “ulvi amaçlar” olarak açıklamıştır.
»Cezası indirilen bir firmanın, satış gelirlerinin bir bölümünü bir cemaate gönderdiği, Maliye Bakanlığı’nın üst düzey bürokratlarından birinin bu cemaate üye olduğu iddia edilmektedir.
»Bu uzlaşı tutanakları Sayıştay denetiminden kaçırılmıştır. Sayıştay’ın denetimlerinin önüne geçilmesinin sebebi bu usulsüz uzlaşılardır.

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -