Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Reşit Kibar İçin Adalet, Sermaye Düzeni İçin Hesap Zamanı

Hopa Parkı’nda yapılan çağrı eyleminde yurttaşlar, “Reşit Kibar’ın Yolundayız –

Hopa Parkı’nda yapılan çağrı eyleminde yurttaşlar, “Reşit Kibar’ın Yolundayız – Karadeniz’i sermayenin talanına teslim etmeyeceğiz” yazılı pankartla adalet talebini dile getirdi.

HABER: Selda KARAFAZLI 

(ARTVİN)- Artvin’in Borçka ve Hopa ilçeleri sınırında bulunan Cankurtaran Geçidi’nde yaşam savunucusu Reşit Kibar’ın katledilmesine ilişkin davanın 4. duruşması öncesinde, Hopa’da kitlesel bir çağrı eylemi gerçekleştirildi. Hopa Parkı’nda bir araya gelen yurttaşlar, demokratik kitle örgütleri ve yaşam savunucuları, davanın görüleceği 30 Ocak 2026 Cuma günü saat 09.00’da Artvin Ağır Ceza Mahkemesi’ne katılım çağrısı yaptı.

Eylemde taşınan pankartlarda ve yapılan konuşmalarda, Karadeniz’de yıllardır süren doğa talanına ve sermaye odaklı projelere karşı mücadelenin süreceği vurgulandı. “Reşit Kibar’ın yolundayız” denilen açıklamalarda, davanın yalnızca bir cinayet davası değil, aynı zamanda doğayı ve yaşamı savunanların yargılandığı bir süreç olduğunun altı çizildi.

“Yan yana gelmezsek bu düzenle baş edemeyiz”

Eylemde yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün yan yana gelmezsek, yarın yargıyı tepemizde bir sopa gibi kullananlara karşı daha güçlü bir mücadele yürütemeyiz. Yan yana olmak, birlikte durmak zorundayız. Herkesi cuma günü saat 09.00’da Artvin Adliyesi’ne, Reşit Kibar için adalet talep etmeye çağırıyoruz. Reşit Kibar onurumuzdur.”

30 Ocak neden kritik?

Davada 30 Ocak’ta görülecek 4. duruşma, dosyanın en kritik aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. Bu duruşmada, cinayetin işlendiği gün olay yerinde bulunmayan kolluk kuvvetlerinin tutumu ve sorumluluğu sorgulanacak. Önceki duruşmalarda jandarma karakol komutanının, “Şirket ekip istemediği için güvenlik önlemi almadık” yönündeki beyanı, devletin güvenlik bürokrasisinin halktan yana değil, sermayeden yana konumlandığına dair güçlü bir belge olarak dosyaya yansımıştı.

Hukuk örgütleri ve davanın avukatları, yargı süreci boyunca bir ‘aklama’ politikası yürütüldüğüne dikkat çekiyor. Azmettirici olduğu iddia edilen Fikret Merttürk’ün tutuklanmaması, buna karşılık ormanını savunan köylülerin “basit yaralama” ve “mala zarar verme” gibi suçlamalarla cinayet dosyasına dahil edilmek istenmesi, sürecin en çok eleştirilen yönlerinden biri.

Avukatlar: “Savunma hakkı sistematik biçimde engelleniyor”

Sendika.Org’a konuşan davanın avukatlarından Haktan Özkan, sürecin başından bu yana ciddi hukuki engellerle karşı karşıya olduklarını belirterek şunları söyledi:
“UYAP sistemine erişimimizin engellenmesi basit bir teknik sorun değil, doğrudan savunma hakkına yönelik siyasi bir ambargodur. Reşit Kibar’ın ailesinin duruşma salonundan çıkarılması, baroların müdahillik taleplerinin reddedilmesi, yaşam savunucularını yalnızlaştırmayı hedefleyen bir anlayışın ürünüdür.”

Ne olmuştu?

Artvin’in Borçka ve Hopa ilçeleri arasında yer alan Cankurtaran Geçidi’nin önemli bir bölümü, “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” adı altında Yapısoy Beton adlı firmaya ihale edildi. Şirketin sahibi Yunus Merttürk’e ait olduğu belirtilen proje, köylüler tarafından gerçekte bir maden ve taş ocağı projesi olduğu gerekçesiyle protesto edildi.

3 Eylül 2024’te, proje kapsamında ağaç kesimi için bölgeye gelen şirket ekiplerini köylüler karşıladı. Cankurtaran Ormanı’nda tek bir ağacın bile kesilmesine izin vermeyeceklerini söyleyen köylülerle şirket yetkilileri arasında kısa süreli bir arbede yaşandı. Bu sırada Fikret Merttürk’ün telefonla birilerini arayarak “Buralar karıştı, ne yapmamızı istiyorsunuz?” dediği aktarıldı.

Ardından Muhammet Ustabaş, Fikret Merttürk’e ait araçtan yine ona ait silahı alarak ateş açtı. Reşit Kibar vurularak yere yığıldı. Köylüler, Kibar’ı hastaneye ulaştırmak için jandarmadan yardım istedi ancak jandarma herhangi bir müdahalede bulunmadan bölgeden ayrıldı. Reşit Kibar, köylülerin imkanlarıyla kaldırıldığı Hopa Devlet Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Saldırının ardından Muhammet Ustabaş tutuklanırken, azmettirici olduğu iddia edilen Fikret Merttürk adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dosya hakkında gizlilik kararı verildi ve kolluk kuvvetlerinin ifadeleri kamuoyundan gizlendi.