Aslında ne olduyda 7 Haziran seçimleri öncesinde oldu.
Meclis’teki grup toplantısında birgün HDP Eş Genel Başkanı çıktı ve dedi ki “Seni Başkan Yaptırmayacağız…”
7 Haziran seçimlerinde HDP’nin yüzde 13 civarında oy alması sonrası AKP’de şimşeklerin birden HDP ve Demirtaş üzerine yoğunlaşmasına neden oldu.
Özellikle yeniden adaylığını açıklayan Demirtaş’ın eşi üzerinden yandaşmedyadaki son kampanya fotoğrafı biraz daha net ortaya koydu.
Saray’ın ve AKP’nin HDP ve Demirtaş’tan rahatsızlığı biliniyor. Arınç’ın işaret fişeğini çaktığı yeni süreçte ise HDP’ye şimdilik pek yer yok gibi… Öcalan’la işi götürmeye çalışacaklar
Özgür Düşünce Gazetesi Yazarı Nazlı Ilıcak da bugünkü yazısında Saray ve AKP’nin derin çelişkisini ortaya koydu.
Yeni Çözüm Sürecinde “PKK uzantısı” diye HDP’yi devre dışı bırakmaya çalışanlar, bırakın uzantısını, PKK’nın bir numaralı yöneticisi Öcalan ile görüşüyorlar.
İşte Nazlı Ilıcak’ın Majestelerinin HDP’si başlıklı yazısından ilgili bölüm;
Bülent Arınç, yeni bir çözüm sürecinin başlayabileceğine dair işaret verdi. Kuzey Irak’ın Erbil kentinden yayın yapan Kürdistan 24 TV’ye konuşan Arınç, yeni çözüm sürecinde Abdullah Öcalan’ın önemli bir rol alacağını belirtirken şunları söyledi:
“Hem örgüt, hem Kürt halkı üzerinde Öcalan’ın olumlu bir etkisi olacağını şahsen düşünüyorum. Ancak siyasi temsil konusunda HDP olmalı mıdır, buna karar vermek lâzım. Öcalan’ın da onay vereceği başka siyasetçiler rol alabilir. Öcalan’ın itibar ettiği siyasetçileri koymak lâzım” dedi.
Bülent Arınç’ın hemen ardından, 19. Muhtarlar Toplantısı’nda, Tayyip Erdoğan“Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü, ne de güdümündeki parti ve diğer yapılar asla muhatap alınmayacaktır. O iş bitmiştir. Başka bir yol haritası yoktur”şeklinde sözler sarf etti.
AKP, DEMİRTAŞ’I ÖCALAN’IN YARDIMIYLA TASFİYE ETMEYE Mİ ÇALIŞIYOR
Dikkat ederseniz, Erdoğan, Kandil’i ve onun güdümünde olduğunu belirttiği HDP’yi hedef alıyor. Öcalan’dan bahis yok. Belli ki, AK Parti’nin ana hedefi, Erdoğan’ın, ‘Türk işi Başkanlığı’na karşı çıkan Selahattin Demirtaş’ı Öcalan’ın yardımıyla tasfiye etmek; yeni politikacılarla yola devam etmek. Bu oyuna Öcalan girer mi? Girerse Kürt halkının tepkisi ne olur? Güneydoğu’da uygulanan ve çok sayıda ölümle neticelenen güvenlikçi politikalar, mevcut iktidarla yeni bir işbirliğine imkân tanır mı? Tekrar diyalog kurmak mümkün mü? Yakında bu soruların cevaplarını görürüz.
AKSaray, HDP’yi devre dışı bırakmayı düşünüyor olabilir. Zaten 7 Haziran’dan sonra ateşkesin sona erdirilmesinin sebebi, bu partinin arkasındaki desteği azaltmak ve yüzde 10’luk barajın altına düşürmekti. Bütün çabalara rağmen başarılı olunamdı. Şimdi ortaya mantık dışı bir denklem konuluyor. HDP, PKK’nın uzantısıymış! Diyalog Öcalan’la sürdürülecekmiş! Peki Öcalan, PKK’nın, bırakınız uzantısı olmayı, lideri değil mi? Ve barış isteniyorsa, sonuç itibarıyla Öcalan kanalıyla Kandil muhatap alınmayacak mı?
ÇÖZÜM DEĞİL BAŞKANLIK MI?
Bütün bu gelişmeler, ilk günden itibaren “Barış süreci” derken, maksadın, ülkeye huzur ve sükûnet getirmek değil, Tayyip Erdoğan’ı Başkan seçtirmek olduğunu ortaya koyuyor. Zaten, Şubat 2013’te İmralı’dan sızan görüşme zabıtlarında, Öcalan’ın bu istikamette sarf ettiği sözler var: “Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in Başkanlığı’nı destekleriz. Biz AKP ile bu temelde bir Başkanlık ittifakına girebiliriz” diyordu Öcalan. Ama 17 Mart 2015’te, Selahattin Demirtaş, “Seni Başkan yaptırmayacağız” cümlesiyle pişmiş aşa su kattı.
Eğer Erdoğan ve Arınç’ın sözlerini doğru okuyabiliyorsam, Öcalan’la birlikte HDP’ye yeni bir şekil vermeye çalışıyorlar. “Majestelerinin muhalefeti” gibi, “AKSaray’ın Kürt partisini” oluşturacaklar. Hiç değilse böyle bir niyet göze çarpıyor. Bu kadar yılın mücadelesini Kürtler böyle çirkin bir pazarlıkla mezara gömerler mi, bunu da bekleyip göreceğiz.
