HABER: Selda KARAFAZLI
GÖRÜNTÜ: Coşkun ÖZBUCAK
İstanbul Kadıköy Salı Pazarı’nda çocuklar tarafından bıçaklanarak öldürülen 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi ‘nin öldürülmesinin yıldönümü olan 24 Ocak tarihinde Mattia Ahmet’in annesi Yasemin Minguzzi’nin de katıldığı yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş 19 Eylül Ortaokulu yanından Sırrıpaşa Caddesinden Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanında tamamlandı. Yürüyüşe çeşitli partiler, sendika, dernek ve temsilcileri ve üyeleri ile Çevre örgütleri Ordu barosu başkanı ve üyeleri katıldı.
24 Ocak’ta Ordu’da gerçekleştirilen yürüyüşe Mattia Ahmet’in annesi Yasemin Minguzzi de katıldı. Yürüyüş, 19 Eylül Ortaokulu yanından başlayarak Sırrıpaşa Caddesi üzerinden Köprübaşı Ceren Özdemir Meydanı’nda sona erdi. Etkinliğe siyasi partiler, sendikalar, dernekler, çevre örgütleri ile Ordu Barosu Başkanı ve baro üyeleri destek verdi.

“Adalet geciktikçe suç büyür. Cezasızlık, yeni suçların davetiyesidir. Bugün Ahmet için susarsak, yarın başka bir çocuğun adını haykırmak zorunda kalırız”
Ceren Özdemir meydanında sona eren yürüyüşte bir anne yaptığı konuşmada, “Adalet geciktikçe suç büyür. Cezasızlık, yeni suçların davetiyesidir. Bugün Ahmet için susarsak, yarın başka bir çocuğun adını haykırmak zorunda kalırız. Sayın Yasemin Müngizü’nün yaşadıkları bize bir gerçeği tekrar hatırlatıyor:
Eğer adalet gecikirse, eğer sorumlular hesap vermezse, gereken cezaları almazsa, eğer sesler susturulursa bu sadece bir kişinin değil, hepimizin yarası, hepimizin acısı olur. Fatih Ahmet Mingzi ve diğer katledilen çocuklarımızın başına gelenler; görmezden gelinen ihmallerin, cezasız bırakılan suçların, susturulmak istenen vicdanların sonucudur. Yetkililere sesleniyoruz:
Adalet gecikmemelidir. Bu intikam istemek değildir. Bu, hukukun işlemesini istemektir. Bu, insan hayatının değersizleştirilmesine karşı durmaktır. Bu, “bir daha olmasın” demektir. Sorumlular kim olursa olsun hesap vermelidir. Topluma sesleniyoruz: Sessiz kalmayın. Sessiz kalmak, haksızlığın güçlenmesine neden olur “dedi
“Ülkemizde hukuk güvenliği ve hukuka duyulan güven her geçen gün hızla ivme kaybetmektedir”
En temel hak olan yaşam hakkı; Ahmet için, diğer çocuklar için ihlal edildiğini vurgulayan Ordu baro başkanı Derya Kalyoncu, “Ahmet için, Atlas için, Ceren için bu dosyayı biz Ordu Barosu olarak da takip ettik. O süreçte duruşma salonundaydık. Hukuk kuralları, ceza kuralları bir ülkenin anayasal En temel hak olan yaşam hakkı; Ahmet için, diğer kıymetli çocuklarımız için ihlal edilmiştir. sisteminin sonucudur. Hukuki olarak bunu ifade etmek isterim. Ancak en kıymetli hak, evrensel olarak kabul edilmiş olan yaşam hakkıdır. Ne yazık ki ülkemizde hukuk güvenliği ve hukuka duyulan güven her geçen gün hızla ivme kaybetmektedir. Eğitim hakkı, sağlık hakkı gibi haklardan bile ne yazık ki bahsedemez hale geldik. Oysa biz tam da bu hakları savunuyoruz. Diliyorum ki kamusal alanların tekinsizliğinin ortadan kalktığı, sadece hukukla değil; devletin ve kamunun yasadan kaynaklanan tüm önleyici tedbirleri ve sorumlulukları yerine getirdiği bir ülke oluruz. Çocuklarımıza, çocuklarımızın aydınlık geleceğine hep birlikte sahip çıkarız ve bu acıları bir daha yaşamayız.
Onları her zaman güzel duygularla analım.” İfadelerini kullandı
“Ceren’im gittikten sonra ne acılar durdu ne ölümler bitti”
Sadece katileri değil, katillere yol verenleri, görevini yapmadan katili dışarı salanları da aradığını belirten Ceren Özdemir’in annesi, Gülfer Özdemir, “Ceren’im gideli altı yıl oldu. Ceren’im gittikten sonra ne acılar durdu ne ölümler bitti ne de adalet yerini buldu. Ben sadece katili değil; katillere yol verenleri, görevini yapmadan katili dışarı salanları da arıyorum. Ben adalet arıyorum. Şu an Anayasa Mahkemesi’nden bile ret geldi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurduk, sonuç bekliyoruz.
Biz oralara gitmemeliyiz. Biz adaleti bu ülkenin içinde sağlamalıyız. Kusura bakmayın, çok fazla konuşamıyorum. Bu kalabalık için hepinize teşekkür ediyorum”

“Türkiye’nin her yerinden halkın ayağa kalkmasını ve Meclis’e birlikte yürümemizi istiyorum”
4 Mart’ta Hakan Çakır’ın davası için duyarlı herkesi Ankara ya çağıran 24 Ocak tarihinde öldürülen Mattia Ahmet’in annesi Yasemin Minguzzi , “Bugün Ordu kalabalık. Burası kalabalık. Biliyorsunuz, özellikle bugün ayın 24’ü ve olayın yaşandığı gün. Ben buraya memleketim olduğu için, Karadenizli olduğum için geldim. Bir şey söylemek istiyorum çünkü haberlerde yanlış anlaşılıyor. Hep “24 yıl ceza aldılar” deniyor ya . Bakın, öyle bir şey yok. 8–9 yıl yatacaklar. Bu böyle bilinsin. Kesinlikle 24 yıl değil. Atlas evladımızın katilleri de 34 yıl yatacak. Yani yanlış haberler var. Buna inanmayın. 24 yıl değil. 4 Mart’ta Hakan Çakır’ın davası var. Ankara’da olacağım. Ayrıca Türkiye’nin her yerinden Ankara’ya gelinmesini istiyorum. Orada Meclis’e doğru bir yürüyüş yapmak istiyoruz. Türkiye’nin her yerinden halkın ayağa kalkmasını ve Meclis’e birlikte yürümemizi istiyorum. Çok güzel bir kalabalık. İnşallah mücadelemizin sonu güzel olacak. Sizi çok seviyorum” sözleriyle duygularını ifade etti

