İNSAN HAKLARI DERNEĞİ DOĞUBAYAZIT TEMSİLCİLİĞİNİN DİYADİN’DE GERÇEKLEŞEN İNFAZLARA DAİR RAPORUDUR
İNSAN HAKLARI DERNEĞİ DOĞUBAYAZIT TEMSİLCİLİĞİNİN DİYADİN’DE GERÇEKLEŞEN İNFAZLARA DAİR BİR RAPOR HAZIRLADI
İşte o raporun detayları: 12.08.2015 Çarşamba saat 21:00 sıralarında Ağrı İli Diyadin İlçe merkezinde kısa süreli bir çatışma ve sonrasında sivil insanların infaz edildiği yönündeki haberlerin duyulması üzerine İnsan Hakları Derneği Doğubayazıt Temsilcileri Mehmet Nuri TAŞDEMİR,Ruken ULAŞ ve Recep ALTINDAĞ’ dan oluşan bir heyetle Diyadin İlçesine intikal ettik.
Yaptığımız gözlem,görüşme, ve tanık dinlemelerinden sonra ortaya çıkan sonucu dikkatlerinize sunuyoruz.
1-Çatışmanın saat 21:00 sıralarında gerçekleştiği ve kısa süreli olduğu ancak çatışmadan saatlerce önce ilçede olağan üstü koşulların hakim olduğu, kolluk kuvvetlerince bilhassa özel harekat timlerince halka korku salmak amaçlı silahlı,zırhlı araçlarla rastgele tur atıldığı ve bir çok noktanın tutulduğu tespit edilmiştir.
2-Çatışma esnasında kimliği tespit edilmeyen 1 kişi yaşamını yitirmiş olup olaydan 1 ile 1.5 saat sonra da olay yerine ters bir istikamet de bulunan Ekmek fırınının odun deposunda (Fırının karşısı) 15 ve 16 yaşlarında isimleri Muhammed Aydemir ve Orhan Arslan olan çocuk yaştaki iki sivil vatandaş öldürülmüşlerdir. Sivil ve silahsız halde iken öldürüldükleri için infaz edilmişlerdir tanımlaması net bir şekilde kullanılabilir. Ayrıca kimliği tespit edilemeyen şahsın yaralı olarak yakalandıktan sonra infaz edildiği yönünde bulgu ve beyanatlar bulunmaktadır.
3- Görgü tanıkları, olay yerindeki incelemeler (boşkovan,polislere ait geride kalan malzemeler), cenazelerin polisler tarafından apar topar alınıp götürülmesi ve sonrasındaki bulgu ve gelişmeler infazın özel harekatçılarca gerçekleştirildiğini göstermektedir.
4- Ağrı valiliği de infazın kolluk kuvvet kuvvetlerince gerçekleştirildiğini kabul etmiş ancak çocuk yaştaki sivilleri örgüt mensubu,silahlı ve kollukla çatışmaya girmiş göstermiştir.
3-Olay yerine Savcı ve Adli mercilerden olay yeri incelemesi yapmaları için herhangi kimse getirilmemiş, cenazeler polis eliyle herhangi bir prosedür işletilmeden Erzurum Adlı Tıp kurumuna gönderilmişlerdir. Olay yeri inceleme koşulları da inceleme yapılmadan tamamen ortadan kalkmış bulunmaktadır.
4-Ağrı Valiliğinin alelacele yaptığı açıklama ile kamuoyuna duyurduğu şekilde yaşamını yitirenlerin 3’ününde PKK’li olduğunun gerçeği yansıtmadığı yapılan tüm görüşme,gözlem ve dinlemelerin sonucunda sabitlik kazanmıştır.
5-İnfazın çatışmadan 1 ila 1.5 saat sonra gerçekleştiği gerek infaz edilen sivillerin aileleri gerekse olay tanıklarınca teyid edilmiştir.
6-Fırın karşısındaki binada ikamet etmekte olan ve aynı zamanda olayın canlı şahitleri olan Kahraman ailesinin 5 ferdinin darp edilerek göz altına alındığı diğer aile bireylerinin ise sabaha kadar polis ablukası ve baskısı altında tutuldukları tespit edilmiştir.
7-İlçe sakinleri ,fırın sahibi ve esnaflarla yapılan görüşmelerde infaz edilen çocukların kesinlikle sivil oldukları ve infaz edilen saatlere kadar da fırında çalışıyor oldukları tespit edilmiştir.
8- İnfaz edilen çocuklardan Muhammed AYDEMİR’in abisi Yunus AYDEMİR’inde daha önce aynı fırında çalıştığı ve askere gideceği için işten ayrıldığı, olayın vuku bulduğu akşam kalan alacağını almak için fırına gittiği ve silah seslerinin duyulmaya başladığı ana kadar kardeşi ile fırında olduğu, çatışmanın başlaması ile beraber yakında bulunan evine koştuğu, kardeşinin ise arkadaşı ile birlikte fırındaki işleri yapmak üzere fırında kaldığı beyanatlarıyla somutlaştırılmıştır.
9- İlçe sakinleri ve fırının karşısındaki evin sakinleri olan görgü tanıkları çocukların her gün olduğu gibi fırında oldukları ve rutin fırın işleri yaptıkları, hatta görgü tanığı aile uzaktan yakınları olan çocuklarla olay yaşanmadan az önce sohbet ettikleri yönünde beyan vermişlerdir.
10- Ayrıca infazdan sonra çocuklara PKK’li gerillaların giymiş olduğu kıyafetlerden giydirildikten sonra Adli Tıp Kurumuna gönderildikleri iddia edilmektedir.
11- Çocuklardan Muhammed AYDEMİR’ in Diyadin İmam Hatip Lisesi 3.sınıf öğrencisi olduğu halde babasının felçli olmasından kaynaklı çalışmak zorunda olduğu, Abisi Azad AYDEMİR’in Tuncelide askerliğini tamamlayıp olaydan bir gün önce teskeresini alıp ailesine geldiği, diğer abisi Yunus AYDEMİR’in ise bir-iki gün içerisinde askere gideceği anlaşılmıştır.
12- Görüşmelerde aşağı yukarı herkesin dile getirdiği bir diğer nokta ise çocukların son derece apolitik, siyasal anlamda herhangi bir eğilimlerinin olmadığıdır.
Sonuç olarak bir kentin tamamının bildiği, tanıklık ettiği ve beyan ettiği şekilde infaz edilenlerin çocuk, sivil ve emekçi olduklarını, kenti tamamıyla gözetleyebilme teknolojisini elinde bulunduran devlet kurumlarının bilmemesinin imkansız olduğu iki yurttaşın sivil, fırında çalışıyor ve hatta çocuk oldukları gerçeğine rağmen onlarca kurşunla infaz edilmişlerdir.
