Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eğitim-İş Bakan Tekin’e Sordu “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor”

Öğretmen Katliamlarına Eğitim-İş Rize Şubesinden Sert Tepki : “Okullarda Ölmek

Öğretmen Katliamlarına Eğitim-İş Rize Şubesinden Sert Tepki : “Okullarda Ölmek İstemiyoruz”

HABER: Gençağa KARAFAZLI

(RİZE) – İstanbul’da görev başında katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik ve şiddete maruz kalan eğitimciler için Eğitim-İş Rize Şubesi, Rize Valiliği önünde basın açıklaması yaptı. Eğitim emekçileri, okullardaki güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek iki gün iş bırakma eylemi başlattı.

Rize Valiliği protokol alanında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Eğitim-İş Rize Şube Başkanı Hamza Kutay, İstanbul’da katledilen öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesini protesto ederken, okullarda güvenli çalışma koşullarının sağlanması ve şiddete karşı somut önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

“Öldürüldükten sonra ismimizin verilmesiyle mi değerli olacağız?”

Kutay, açıklamasında öğretmenlerin yalnızca bir sayı olarak görülmesine sert tepki gösterdi:

“Bugün yine öldürüldük. Hangi para, okullarda ölümlerin önüne geçmek için gerekli tedbirlerden daha değerlidir? Biz MEB’in gözünde neyiz? Sadece bir sayı mıyız? Öldürülen bir anne, bir eş, bir insan, bir öğretmen… 1 milyon 100 bin öğretmenden yalnızca biri olarak mı değerlendiriliyoruz? Adımız yok mu? Yaşayacak bir hayatımız yok mu?”

Kutay, öldürülen öğretmenin kimin annesi, kimin eşi veya kimin çocuğu olsaydı olayın farklı tepkiler alacağını belirterek, yaşananın münferit bir vaka olmadığını kaydetti:

“Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin bıçakla okula girebilmesi, iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi, bir öğretmenimizin hayatını kaybetmesi… Bu tablo yıllardır görmezden gelinen uyarıların ve güvenliksiz bırakılan okulların sonucudur. Bu açık bir ihmal zinciridir.”

Bakan Tekin’e sert çağrı: “Daha kaç öğretmen ölecek?”

Kutay, Yusuf Tekin’e seslenerek, “Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek?” dedi.

Açıklamada, öğretmenlere yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir olay değil, sistemin ve zihniyetin bir sonucu olduğu vurgulandı:

“Şiddetin tek bir faili yoktur. Bu cinayetin arkasındaki zihniyet, öğretmeni ötekileştiren, her fırsatta hedef gösteren ve ‘Herkes öğretmenlik yapabilir’ diyerek mesleği değersizleştiren anlayıştır. Bugün öğretmene değer verilmeyen sistemin sonucu ile karşı karşıyayız. Okulları güvenliksiz bırakan zihniyet, sorumluluktan kaçamaz.”

Somut talepler ve uyarılar

Kutay, okullarda güvenlik önlemlerinin yetersizliğine dikkat çekerek şu talepleri dile getirdi:

  • Okullarda şiddetin nedenlerinin bilimsel olarak araştırılması,

  • Eğitimde Şiddet Yasası’nın derhal çıkarılması,

  • Tüm eğitim kurumlarında etkin güvenlik önlemleri alınması,

  • Faillerin caydırıcı şekilde cezalandırılması,

  • Şiddeti meşrulaştıran medya içeriklerinin denetlenmesi,

  • Müfredatta barışı, birlikte yaşamı ve eleştirel düşünceyi öğreten programların geliştirilmesi.

Kutay, okullara güvenlik kontrolü olmadan girilebildiğine dikkat çekerek, “Valilik, kaymakamlık ve adliye binalarına güvenlik kontrolü olmadan girmek mümkün değilken, okullara rahatlıkla girilebiliyor. Bu tablo kabul edilemez” dedi.

Küresel şiddete dikkat: “Çocuklar bombaların gölgesinde değil”

Açıklamada, küresel şiddet olaylarına da vurgu yapıldı. Kutay, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek şunları söyledi:

“Bugün şiddet yalnızca okullarda değil, dünyanın dört bir yanında hayatı kuşatmış durumda. Sivilleri, yaşam alanlarını ve çocukları hedef alan saldırılar hiçbir şekilde meşru değildir. Okulların vurulduğu, çocukların öldürüldüğü bir yerde hiçbir gerekçe kabul edilemez. Bu açık bir insanlık suçudur.”

Basın açıklaması, öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli ortamda eğitim görme hakkının sağlanması ve yetkililerin sorumluluk alması çağrısıyla sona erdi:

“Çocuklar bombaların gölgesinde değil, barış içinde ve güvenli okullarda eğitim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil, onur ve güven içinde ders anlatmalıdır.”