Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çaykur’dan  31 bin tonluk dev kuru çay satışı; “teminatsız işlem”, “hayali fatura” ve “zam muafiyetiyle kamu zararı” iddialarına Çaykur’dan Yanıt : Her şey Mevzuata Uygun

“Kamu zararı” iddialarına ÇAYKUR’dan “yasal ticari strateji” savunması Haber: Selda

“Kamu zararı” iddialarına ÇAYKUR’dan “yasal ticari strateji” savunması

Haber: Selda Karafazlı

Görüntü: Gençağa Karafazlı

Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nün (ÇAYKUR), iştiraki ÇAYTAŞ üzerinden gerçekleştirdiği 31 bin 500 tonluk dev kuru çay satışı; “teminatsız işlem”, “hayali fatura” ve “zam muafiyetiyle kamu zararı” iddiaları nedeniyle tartışmaların odağına yerleşti. Siyasi temsilcilerin ve muhalefetin usulsüzlük iddialarına karşı ÇAYKUR yönetimi, işlemlerin tamamen mevzuata uygun yürütüldüğünü duyurdu.

Türkiye’nin en büyük çay üreticisi olan kamu kuruluşu ÇAYKUR’un iştirak şirketi ÇAYTAŞ üzerinden yürüttüğü büyük ölçekli bir satış operasyonu, idari işleyiş ve mali bilançolar açısından kamuoyunda tartışma başlattı.

MHP’li isimden “hayali fatura” iddiası

Söz konusu iddialar ilk olarak MHP Rize İl Başkanı İhsan Alkan’ın aylar önce yaptığı açıklamayla kamuoyuna yansıdı. Alkan, düzenlediği basın toplantısında, “ÇAYKUR kimlere hayali fatura kesiyor, bunu açıklasınlar. Ben fatura kesmiyorum, onlar açıklasınlar bu faturaları. Yeşil çay işleyen fabrikalar ,oraya hiç çay girmeden kimler çöp çay işliyor baksınlar” ifadelerini kullanarak dikkatleri kuruma çekti.

Bu açıklamaların ardından ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı belgeler, iddiaları destekleyen yeni bulgular ortaya koydu.

KAĞIT ÜZERİNDE DEV SATIŞ İDDİASI

Elde edilen belgelere göre, ÇAYKUR Yönetim Kurulu’nun 22 Aralık 2025 tarihli ve 2025/203 sayılı kararıyla toplam 31 bin 500 ton çayın ÇAYTAŞ’a satışı onaylandı. Ancak iddialara göre bu satışın önemli bir bölümü yalnızca kağıt üzerinde gerçekleştirildi.

Belgelerde yer alan bilgilere göre:

  • Ürünlerin depolardan fiziki çıkışı yapılmadı
  • Satış işlemi yalnızca fatura kesilerek tamamlandı
  • Gerçekte ortada teslim edilmiş bir ürün bulunmadı

Bu yöntemin, 2025 yılı mali tablolarında satış rakamlarını yüksek göstererek kurumun kârlı olduğu yönünde bir bilanço oluşturmak amacıyla kullanıldığı öne sürüldü.

2026’DA TAHSİLAT KRİZİ

2025 yılını kurtarmak amacıyla yapıldığı iddia edilen bu işlemlerin, 2026 yılında ciddi bir finansal soruna yol açtığı ileri sürüldü. Ocak–Mayıs 2026 dönemine ait iç yazışmalarda:

  • ÇAYKUR’un ÇAYTAŞ’tan herhangi bir ödeme tahsil edemediği
  • Kurumun defalarca teminat talebinde bulunduğu

bilgilerine yer verildi.

“FİYAT FARKI UYGULANMASIN” TALİMATI

Süreçte dikkat çeken bir diğer gelişme ise 22 Mayıs 2026 tarihli resmi yazı oldu. ÇAYKUR Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından bölge müdürlüklerine gönderilen yazıda, söz konusu satışlar için fiyat farkı uygulanmaması talimatı verildi.

Bu karar kapsamında:

  • 2026 yılında çaya yapılan zamlar bu satışlara yansıtılmadı
  • Bayilerin 2025 yılı fiyatları üzerinden çay almaya devam ettiği iddia edildi

Bu durumun milyonlarca liralık fiyat farkının kamu yerine özel kesime aktarılması anlamına gelebileceği ifade edildi.

ZAMLAR VATANDAŞA, AYRICALIK BAYİYE Mİ?

Türkiye genelinde çay fiyatları artan maliyetler ve enflasyon nedeniyle yükselirken, ÇAYTAŞ üzerinden satış yapılan bayilerin eski fiyatlardan ürün temin etmeye devam ettiği iddiaları kamuoyunda tepki yarattı.

Uzmanlar, bu uygulamanın ciddi bir gelir kaybına yol açabileceğini ve kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığı yönünde tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtiyor.

TEMİNAT KRİZİ VE SÜREKLİ ERTELEMELER

Belgeler, satış sürecinde ciddi bir teminat sorunu yaşandığını da ortaya koydu. Normal şartlarda bayilerin çay alımı için banka teminat mektubu sunması gerekirken, bu yükümlülüğün yerine getirilemediği görüldü.

Buna rağmen süreç şu kararlarla devam ettirildi:

  • 8 Nisan 2026:Bayilere 15 gün ek süre verildi
  • 21 Mayıs 2026:Süre 10 iş günü daha uzatıldı
  • Son tarih:11 Haziran 2026 olarak belirlendi

Ayrıca Yönetim Kurulu’nun 2026/54, 2026/58 ve 2026/73 sayılı kararlarıyla:

  • Teminat mektuplarının peşin ödeme yerine sayılması kararlaştırıldı
  • “2025 yılından bugüne kadar kuru çaya yapılan zamların yansıtılmayacağı” ifade edildi

Bu gelişmeler, finansmanı sağlanamayan satışların idari kararlarla sürdürüldüğü yönündeki iddiaları güçlendirdi.

KAMU ZARARI TARTIŞMASI

Uzmanlara göre söz konusu uygulamalar şu başlıklarda kamu zararı doğurabilir:

  • Tahsil edilmeyen satış bedelleri
  • Uygulanmayan fiyat farkları
  • Kurumun bölge müdürlüklerine yazdığı o tartışma yaratan yazı..

ÇAYKUR: “USULSÜZLÜK YOK”

ANKA Haber Ajansı’nın kamu zararı iddiasını hatırlattığı ÇAYKUR yetkilileri ise operasyonun tamamen yasal ve ticari kurallara uygun olduğunu belirterek usulsüzlük iddiaları reddetti. Yetkililer konuya ilişkin, şu bilgileri paylaştı:

“ÇAYKUR dahil 156 bayinin yer aldığı ÇAYTAŞ’a 2025 yılında 31 bin 500 ton çay sattığımız doğrudur. Ancak biz çayı doğrudan bayilere değil, ana distribütöre satıyoruz; diğer bayiler ürünlerini bu merkez üzerinden temin etmektedir. Bu yöntem sayesinde ÇAYKUR’un yüzde 45 olan pazar payını yüzde 50’ye çıkarmayı başardık. 31 bin 500 ton çayın teminat alınmadan satıldığı yönündeki iddialar tamamen gerçek dışıdır. Böyle bir uygulama suçtur. Böyle bir durum söz konusu olamaz. 2025 yılında satılan 31 bin 500 ton kuru çayın 4 bin 286 tonu henüz satılamamış ve stoklarımızda bulunmaktadır. Süreç şu şekilde işlemektedir: Çay satın alma talebinde bulunan firmalara, nakit ödeme ya da teminat şartlarını yerine getirmeleri gerektiği bildirilir. Bu şartlar sağlanmadığında firmalara 15 günlük ek süre tanınır ve bu süre içinde alım yapılması halinde fiyat farkı uygulanmaz. Biz yeniden verdiğimiz süreler bahse konu yazışmalarda yer aldı ve bu ayın 11’nde süre doluyor. Sattığımız çayların firmalar tarafından teslim alınmadığı ve depolarımızda bekletildiği yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü satış sonrası 15 gün içinde ürünlerini teslim almayan firmalara yüzde 15 oranında gecikme farkı uygulanmaktadır.”