Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

RİZE BAROSU’NDA HAK, HUKUK VE ADALET SINAVI: KULAKSIZ TARİH YAZACAK MI?

Genç avukatların tercihi, yargı bağımsızlığı ve baroların siyasi etkiler karşısındaki

Genç avukatların tercihi, yargı bağımsızlığı ve baroların siyasi etkiler karşısındaki tutumu açısından merakla bekleniyor.

Haber Yorum : Gençağa Karafazlı

Rize Barosunda 18 Ekim Pazar günü yapılacak başkanlık seçimi, sıradan bir meslek örgütü seçiminin ötesinde anlam taşıyor. 2018 yılından bu yana Baro Başkanlığı görevini yürüten Av. Ümit Peçe’nin yeni dönemde aday olmayacağını açıklamasının ardından, başkanlık için Av. Handan Demircan Kulaksız ile Av. Mehmet Can Tüfekçi yarışacak.

Seçimin en dikkat çekici yanı ise Rize Barosu tarihinde ilk kez bir kadının başkanlık için aday olması. Av. Handan Kulaksız’ın adaylığı, kadınların hukuk alanındaki temsili kadar yargı bağımsızlığı, mesleki özgürlük ve siyasi müdahaleler karşısında baroların nasıl bir tutum alacağına ilişkin tartışmaları da beraberinde getiriyor.

Sandığa sayılı günler kala gözler özellikle genç avukatların tercihine çevrilmiş durumda. Mesleğin geleceğine ilişkin kaygılar taşıyan, yargı sistemindeki sorunlardan rahatsızlık duyan ve baronun daha bağımsız bir çizgide hareket etmesini isteyen genç hukukçuların Kulaksız’a destek verebileceği konuşuluyor.

Rize Barosu tarihinde ilk kadın başkan mı seçiliyor?

Türkiye’de hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve adalete duyulan güvenin yoğun biçimde tartışıldığı bir dönemde, Rize Barosu tarihinde ilk kez bir kadın hukukçunun başkanlık için yarışması ayrı bir önem taşıyor.

Av. Handan Kulaksız’ın adaylığı, kadınların hukuk kurumlarının yönetiminde daha fazla temsil edilmesi açısından tarihî bir eşik olarak görülüyor. Ancak seçimde asıl belirleyici unsur, bu tarihî adaylığın baroya kayıtlı avukatların oylarıyla ne ölçüde karşılık bulacağı olacak.

Özellikle genç avukatların seçime nasıl yaklaşacağı merak ediliyor. Mesleğe yeni başlayan, geleceğini hukuk alanında kurmaya çalışan ve mesleki bağımsızlığın önemini yakından hisseden genç hukukçuların, tercihlerini siyasi etkilerden uzak bir baro yönetimi beklentisi doğrultusunda şekillendirebileceği değerlendiriliyor.

Kulaksız’a genç avukatlardan destek gelebileceği ne ilişkin beklentiler, seçim yarışının en çok konuşulan başlıklarından biri. Farklı siyasi görüşlere sahip bazı avukatların da mevcut tartışmalar nedeniyle tercihlerini yeniden değerlendirebileceği öne sürülüyor.

Bu nedenle seçimde yalnızca adayların kişisel ve mesleki özellikleri değil, baronun önümüzdeki dönemde nasıl bir yönetim anlayışını benimseyeceği de belirleyici olacak.

AKP’nin seçimlere müdahalesi tartışması Rize’ye de taşındı

Baro seçimleri öncesinde gündeme gelen bir diğer başlık ise siyasi iktidarın meslek örgütleri üzerindeki etkisi.

AKP iktidarı döneminde baro seçimleri başta olmak üzere çeşitli meslek odalarının seçimlerinde siyasi çevrelerin belirli adaylara destek vermesi zaman zaman tartışmalara neden oldu. Rize’deki yarışta da Mehmet Can Tüfekçi’nin iktidara yakın olduğu yönündeki değerlendirmeler ve kendisine siyasi çevrelerden destek verildiği iddiaları gündeme geliyor.

Türkiye genelinde iktidarın desteklediği adayların bazı oda ve meslek örgütü seçimlerinde kaybetmesi, siyasi desteğin her zaman sandık sonucunu belirlemediği yönündeki tartışmaları güçlendiren örnekler arasında gösteriliyor. Bununla birlikte, iktidarın desteklediği bütün adayların ülke genelinde kaybettiği iddiasını doğrulayacak kapsamlı bir veri bulunmadan böyle bir genelleme yapmak mümkün değil.

Rize’deki seçim açısından asıl soru şu: 

Siyasi çevrelerin desteği, avukatların sandıkta vereceği kararı belirleyebilecek mi, yoksa baro üyeleri kendi mesleki değerlendirmeleri doğrultusunda mı hareket edecek?

Baroların temel işlevleri arasında hukukun üstünlüğünü ve savunma mesleğinin bağımsızlığını korumak bulunuyor. Bu nedenle seçim sürecinde siyasi ilişkilerden çok mesleki ilkelerin, avukatların haklarının ve yargının bağımsızlığının tartışılması önem taşıyor.

Genç avukatların oyları seçimin seyrini değiştirebilir mi?

Rize Barosu seçiminde genç avukatların tutumu, yarışın dikkatle izlenen unsurlarından biri hâline geldi. Mesleğe yeni adım atan hukukçuların çalışma koşulları, mesleki gelecekleri ve bağımsız biçimde görev yapabilme imkânları, baro yönetiminden beklentilerinin başında geliyor.

 

Kulaksız’ın adaylığının özellikle bu kesimde karşılık bulabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. İktidara yakın olduğu belirtilen bir adayın karşısında, ilk kadın başkan adayı olarak yarışan Kulaksız’ın farklı görüşlerden genç hukukçuların desteğini alması durumunda  seçimin galibi Kulaksız başkanlığındaki yönetim olacağı önemli  başlıklardan biri olarak görülüyor.

 Genç avukatlara iş vaadı iddiası

Seçim öncesinde bazı siyasi isimlerin genç avukatlarla iletişim kurarak destekledikleri adaya oy istedikleri ve bunun karşılığında kamu kurumları ile bazı özel sektör şirketlerinde avukatlık görevleri verilmesine ilişkin vaatlerde bulundukları da iddia ediliyor. Bu iddialar henüz bağımsız biçimde doğrulanmış olmasa da Rize de konunun tartışılmaya devam ettiği bilinen bir gerçek.

Öte yandan ismi FON vurgununda gündeme gelen , Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan’ın Tüfekçi’ye destek verdiği ve bazı avukatları bu yönde oy kullanmaya yönlendirmeye çalıştığı da öne sürülen iddialar arasında. 

Baronun uzun yıllardan beri çeşitli kademelerinde görev almış veya uzun süreden beri avukatlık yapan duayen birçok ismin Kulaksız ve ve ekibine oy vereceği öteden beri konuşuluyor.Tablo böyle olunca eğer genç avukatlar tercihlerini siyasi yönlendirmelerden bağımsız biçimde yapar ve Kulaksız’a yoğun destek verirse, bu durum Rize Barosu tarihinde ilk kadın başkanın seçilmesinin önünü açabilir. Ancak seçim sonucunu şimdiden kesinleşmiş gibi değerlendirmek yerine, sandıktan çıkacak iradeyi beklemek gerekiyor.

Rize’de yalnızca başkan değil, baronun geleceği de seçilecek

Rize Barosu başkanlık seçimi, 18 Ekim Pazar günü saat 10.00’da Rize Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda başlayacak.

Av. Handan Kulaksız ile Av. Mehmet Can Tüfekçi’nin yarışacağı seçimde, ilk kadın başkanın seçilip seçilemeyeceği kadar avukatların siyasi etkiler, mesleki bağımsızlık ve baronun toplumsal sorumluluğu konularında nasıl bir tercih yapacağı da merak ediliyor.

Yargıya duyulan güvenin tartışıldığı, genç hukukçuların mesleki geleceklerine ilişkin kaygılarının gündemde olduğu bir dönemde Rize Barosu seçimleri, kent kamuoyu açısından da önem taşıyor.

Rize’de şimdi gözler genç avukatların sandıkta vereceği kararda. Genç hukukçuların Handan Kulaksız’a destek vereceği yönünde bir algının oluştuğunu söylemek mümkün.Bu desteğin seçim sonucuna nasıl yansıyacağı 18 Ekim’de belli olacak. Rize Barosu tarihinde ilk kez bir kadın başkanın seçilmesi ihtimali ise bu yarışı daha da dikkat çekici hâle getiriyor.