Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

AKP’nin İmar Politikası Fırtına Vadisi’ni Enkaza Çevirdi. Vadi halkı Erdoğan’a seslendi “Reis Bizi Gör”..

HABER: Selda KARAFAZLI KAMERA: Gençağa KARAFAZLI(RİZE) – Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde

HABER: Selda KARAFAZLI

KAMERA: Gençağa KARAFAZLI
(RİZE) – Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde Ayder Yaylası ve Fırtına Vadisi’nde yıllardır yapılmayan bütüncül imar planlarının bedelini yöre halkı ödüyor. Rize İl Özel İdaresi tarafından 2025 yılının sonunda “ruhsatsız yapı” gerekçesiyle gerçekleştirilen yıkımlar, bölgede turizmle geçinen yüzlerce aileyi belirsizliğe sürüklerken, vadilerden Ankara’ya uzanan güçlü bir itiraz dalgası yükseldi.

Ri-Art Turizm İşletmeciler Derneği’nin çağrısıyla bir araya gelen onlarca turizm işletmecisi, esnaf ve bölge sakini, “Yıkım değil çözüm istiyoruz” diyerek Çamlıhemşin merkezden Ayder–Zilkale bağlantı yoluna kadar yürüdü. Eylem boyunca taşınan dövizler ve atılan sloganlar, yaşanan mağduriyetin boyutunu gözler önüne serdi.

“Beni yıktın, başkasını yıkma”,
“Plan masada, biz enkaz altındayız”,
“İmar planı değil, imha planı”,
“Turizm biterse köy boşalır”,
“Herkese aynı kural, adil uygulama”,
“Vadi bizimdir, bizim kalacak”,
“Hak, hukuk, adalet”
ve “Reis bizi duy!” sloganlarıyla yürüyen kalabalık, yıkımların yalnızca binaları değil, bölgenin geleceğini de hedef aldığını vurguladı.

“Sorun Ruhsatsızlık Değil, Plansızlık”

Yürüyüşün ardından yapılan kitlesel basın açıklamasını Ri-Art Turizm İşletmeciler Derneği Başkanı İbrahim Karaman okudu. Karaman, Fırtına Vadisi’nde yaşananların yalnızca yerel bir sorun olmadığını belirterek, plansızlığın turizmi kayıt dışına ittiğini söyledi.

Karaman açıklamasında,
“Turizm hareketliliği yalnızca birkaç işletmecinin kazancı değildir. Bu süreç tüm bölgeyi kapsayan ciddi bir ekonomik kalkınma yaratmış, göçü durdurmuş, hatta tersine göçü teşvik etmiştir. Bugün turizm, çay üretimiyle kıyaslanabilir düzeyde bir gelir kaynağı hâline gelmiştir. Birçok aile için bu işletmeler tek geçim kapısıdır” dedi.

Kayıt dışılığın bilinçli bir tercih olmadığını vurgulayan Karaman,
“Bu durum, yıllardır yapılmayan planların ve mevzuattaki boşlukların sonucudur. Çözüm cezalandırmak değil, işletmeleri yasal zemine taşımaktır” ifadelerini kullandı.

“Yıkım Çözüm Değil, Bilimle Yol Gösterin”

Fırtına Vadisi için hazırlanan koruma amaçlı imar planlarının, bölgenin coğrafi ve yerleşim gerçeklerini göz ardı ettiğini savunan Karaman, mevcut yapıların tamamen yok sayılmasının hakkaniyet duygusunu zedelediğini belirtti.

Karaman taleplerini şöyle sıraladı:

  • Fırtına Vadisi için koruma amaçlı imar planlarının, yerinde tespitler, güncel zemin etütleri ve bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınması ve revize edilmesi,

  • DSİ, Rize İl Özel İdaresi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü koordinasyonunda, özellikle yerleşim alanlarında taşkın önleme duvarları ve koruyucu altyapı çalışmalarının hayata geçirilmesi,

  • Taşkın riskinin yıkımlarla değil, mühendislik ve bilimsel çözümlerle yönetilmesi,

  • Ruhsat alamadığı için kapanma riskiyle karşı karşıya kalan işletmeler için geçici ruhsat ve kademeli uyum modelleri uygulanması,

  • Rize genelinde resmî yatak kapasitesinin, mevcut yapı stoğu dikkate alınarak gerçekçi biçimde yeniden planlanması,

  • Fırtına Vadisi’nde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için Türkiye genelini kapsayan yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi.

“Yerel Çabalar Yetmiyor, Ulusal Düzenleme Şart”

Karaman, Rize Valiliği ve milletvekillerinin sorunun farkında olduğunu ve çözüm arayışı içinde olduklarını bildiklerini belirterek,
“Bu çabaları önemsiyor ve takdir ediyoruz. Ancak artık açıkça görülüyor ki, bu sorunlar yalnızca yerel inisiyatiflerle çözülemez. Kalıcı çözüm, ülke genelini kapsayan yasal düzenlemelerle mümkündür” dedi.

Dernek olarak taleplerini yalnızca kamuoyuna değil, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, Rize Valiliği’ne ve CİMER üzerinden ilgili tüm kurumlara resmî dilekçelerle ileteceklerini de açıkladı.

Horonla Bitirilen Mesaj: “Biz Bu Vadinin Evladıyız”

Basın açıklamasının ardından eyleme katılan yurttaşlar, tulum eşliğinde horon oynadı. Horon halkası, yalnızca bir kültürel ritüel değil; “Bu vadiden vazgeçmiyoruz” mesajının sembolü oldu.

Fırtına Vadisi’nde yükselen bu ses, turizm politikalarının masa başında değil, vadinin gerçekleriyle birlikte şekillenmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Yürüyüşe katılan yöre halkı tulum eşliğinde horon oynayarak eylemlerine son verdi.