Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Siyanürlü maden herkese zarar verir”

“Siyanürlü maden herkese zarar verir” GENÇAĞA KARAFAZLI Tüm Emeklilerin Sendikası

“Siyanürlü maden herkese zarar verir”

GENÇAĞA KARAFAZLI

Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ali Paşa Şanlı, Alpagut ve Atalan’a yapılmak istenen altın gümüş madeni ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Şanlı, “Yapılması düşünülen tesislerin vereceği zararları biliyoruz. Yörede yaşayan tüm insanların kanser olup ölmesi demektir” dedi.

Hamamyolu Caddesi’nde yapılan basın açıklamasına sendikaya üye emekliler ve vatandaşlar destek verdi. Grup, “Havana, suyuna, toprağına sahip çık”, “Siyanürlü maden ölüm demektir” sloganlarını attı.
Cengiz Holding’e seslenen Ali Paşa Şanlı, “Biz çocuklarımıza ve torunlarımıza onurlu bir gelecek bırakacağız. Ya siz!” dedi.
Cengiz Holding’e bağlı Eti Bakır A.Ş. Mihalgazi ve Tepebaşı İlçesi Alpagut-Atalan ve Tekeciler Mahalleleri Mevkiinde; Altın-Gümüş Madeni Ocağı, Cevher Zenginleştirme Tesisi, Hazır Beton ve Su Temin Göleti yapmayı planlıyor.


Konuyla ilgili Hamamyolu’nda bir araya gelerek açıklama yapan emekliler adına konuşan Başkan Ali Paşa Şanlı, “Patlatmalı açık ocak işletmeciliği yapılırken, 500 metre derinliğinde dev cehennem çukuru açılacak ve dinamitle patlatmalar yapılacak. Bu patlatmalar esnasında tüm evler deprem sarsıntısı gibi sarsılarak zarar görecekler. Çıkan tozlar havamıza karışarak ciğerlerimize girecek. Hiç kimse kapı ve pencerelerini açamayacak. Ölümcül solunum yolu enfeksiyonu hastalıkları artacaktır. İkinci derece Deprem bölgesi olan bölgede deprem korkusu yaşarken bir de her gün defalarca deprem sarsıntısı gibi sarsıntılarla tüm insanlar psikolojik sorunlar yaşayacaklar. Günümüzde suyun kıt ve kıymetli bir kaynak olduğunu biliyoruz.Buna rağmen siyanürlü yığın liçi yöntemi ile üretimin işlenmesi nedeniyle, kullanılacak tonlarca suyun heba edilmesi sonucunda doğayı katletmekten kat kat beter edecektir” dedi.
“SU KAYNAKLARINA ÇOK YAKIN”
Maden arama çevresinde yaklaşık 200 çeşme ve 20 su kaynağı olduğunu belirten Şanlı, “Bu sarsıntılarla su kaynakları yer, yön değiştirecek ve çekilecek. Kaplıcaların suları çekilip kuruyacak. Alpagut Gölet’ini besleyen Kapız deresi ve Kaya deresi yolunu şaşıracak. Sadece bu iki dere 800-900 hektarlık alanı sulamaktadır” dedi.
SİYANÜRLÜ HAVUZLAR
Proje alanı içerisinde; iki adet siyanürlü havuz ve bir adet de su temin göletinin yer aldığını belirten Şanlı, “Yeraltı sularının toplanmasıyla oluşturulacağı söylenen su temin göletindeki su, tarımda kullanılan sudur. Yeraltı sularımız tamamen azalacaktır. Bugün 50-100 metreden su çekiliyorken, yarın 200-300 metreden bile, su çekilemeyecek demektir. Madenden çıkarılacak olan milyonlarca m3 kayacın yıkandığı alanda 30-40 katlı apartman yüksekliğinde oluşturulacak siyanürlü dev atıklar, Sakarya Nehrini besleyen yer yüzü ve yer altı sularını zehirli hale getirecektir. Temiz içme sularına siyanür sızacaktır. Dolayısıyla zehirli su içip, bağ, bahçemiz, seramızı sulayarak, zehirli besinlerle beslenerek, sağlık sorunları yaşanacak ve kanser hastalıkları artacaktır” diye konuştu.
VERİMLİ TOPRAKLARI YOK ETMEYİN
İlçenin yüğzde 90’ının ekmeklerini tarımdan kazandığını belirten Ali Paşa Şanlı, “Mihalgazi üreticileri olarak günde 160 bin parça ürün sevkiyatı yapıyorlar. Eskişehir dışında Ankara ve İstanbul’un taze sebze, meyve ihtiyacının çok büyük bölümü bu bölgeden karşılanıyor. Sofralarımızda yediğimiz, tezgahlarımızda sattığımız mis gibi domatesi gelecek nesillere bırakmak istiyoruz. Organik tarımın yapıldığı bu verimli toprakların yok edilmesini istemiyoruz. Madencilikle bizim ve ülkemizin zenginleşeceği söyleniyor. Yapılması düşünülen tesislerin vereceği zararları biliyoruz. Zaten son örneğini de Erzincan İliç’te gördük. İliç’te yaşanan sadece bir iş cinayeti değil, aynı zamanda verimli topraklarımızın yok edilmesi ve tüm su kaynaklarımızın zehirlenerek yok edilmesidir. Yörede yaşayan tüm insanların kanser olup ölmesi demektir” diye konuştu.
“DOĞA VE ÇEVRE CİNAYETİ”
Şanlı açıklamasının devamında şunları söyledi:
Tesisin çevreye vereceği zarar, çevre ve doğa cinayetidir. Onun için hep haykırıyoruz “her zaman yer üstü, yer altından daha değerlidir. Yeraltından çıkarılan madenlerle zengin olunsaydı Afrika dünyanın en zengini olurdu. Sadece zengin olanlar uluslararası kapitalist şirketler ve yerli ortaklarıdır. Ne yazık ki, katlettikleri doğayı da orada yaşayan insanlarla baş başa bırakıp gidiyorlar. Mihalgazi Alpagut Atalanda Maden Ocağına Hayır Platformu olarak dün Mihalgazi, Alpagut ve köylerine yapılan bilgilendirme toplantılarında başta kadınlar olmak üzere tüm halkın açılmak istenen maden ocağına karşı olduklarını gördük.Ülkemizi talan eden Cengiz Holding’e 15 Ağustos’ta iyi bir ders verileceğine inanıyoruz. Vahşi madenciliğe karşı mücadelemizde geri adım atmayacağız. Alpagut ve Atalan’da Havasına, Suyuna, Toprağına ve Doğasına sahip çıkan yöre halkımızla omuz omuza mücadelemizi kazanana dek, sürdürmekte kararlıyız.” Can HACIOĞLU