Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Melih Gökçek ne güldürdü ama: “Fakirseniz çalmayı bilmiyorsunuz demektir” (Video Haber)

Özel Haber: Kuzeyteve.com İRONİ / YAPAY ZEKÂ PARODİSİ Bu yazı

Özel Haber: Kuzeyteve.com

İRONİ / YAPAY ZEKÂ PARODİSİ

Bu yazı siyasi hiciv amacı taşımaktadır. Metindeki replikler kurgu/parodi niteliğindedir ve gerçek kişilerin doğrulanmış sözleri olarak sunulmamaktadır.

Aynı şekilde yazıda kullanılabilecek sofra görüntüleri yapay zekâ ile üretilmiş kurgu görselleridir. Gerçek bir buluşmayı veya gerçek bir fotoğrafı göstermemektedir.


Türkiye’de fon, yolsuzluk, rüşvet ve servet tartışmaları sürerken yapay zekâ da boş durmamış.

Hayali sofranın başköşesinde Melih Gökçek…

Masada ise siyasi tartışmalarda çeşitli fon, rüşvet, yolsuzluk veya servet edinme iddialarıyla adı gündeme getirilen kadın bakanlar ve milletvekillerini temsil eden kurgu karakterler.

Dikkat:

Buradaki “rüşvet” ve “servet” ifadeleri kişilerin suçlu olduğu anlamına gelmez; kamuoyunda ortaya atılan iddialara ve siyasi tartışmalara gönderme yapan hiciv unsurlarıdır.

Sofra kurulmuş.

Tabaklar geliyor.

Yapay zekâ kamerayı masanın üzerinde gezdiriyor.

Başköşede Gökçek…

Etrafında kadın bakanlar, milletvekilleri ve siyasi tartışmalarda adı geçen diğer figürler…

Masanın ortasında ise kocaman bir tabela:

“FON – RÜŞVET – SERVET – İMTİHAN”

Garson soruyor:

“Efendim, bugün ne ikram edelim?”

Cevap:

“Fakirseniz çalmayı bilmiyorsunuz demektir.”

Ardından ikinci kadeh kaldırılıyor:

“Fakirseniz çalmayı bilmiyorsunuz demektir. Çalıp yakalanmıyorsanız bu haram değildir.”

Ve sofranın “imtihan” bölümü başlıyor:

“Tanrı kimini çocuğu, kimini sağlığı, kimini de eşiyle sınar. Beni de parayla sınav etti.”

Vatandaşın sınavı ise biraz daha mütevazı:

Kira.

Elektrik.

Market.

Kredi kartı.

Ama yapay zekânın sofrasında sınavın seviyesi biraz daha yüksek:

Milyonluk hesaplar, fon tartışmaları ve servet iddiaları.

Derken masanın diğer ucundan Eko’ya laf geliyor:

“Ah Eko, bir kuruş çalmadın ama sivri dilsin. Benim gibi karda yürüyüp izini belli etmeyecektin.”

Bir başka kurgu karakter söze giriyor:

“Kız senin olayını Sağır Sultan duydu. Sen patrona dua et, üstünü kapattı.”

Masadaki diğerlerine dönülüyor:

“Kız hiç konuşmayın, hepinizin mabadını patron kurtardı.”

Ve gecenin finalinde Gökçek’e atfedilen tamamen kurgu/parodi repliği geliyor:

“Vay haspam, kızım yıllarca uğraştım başkenti sattım ama senin 4 ayda götürdüğünü götüremedim.”

Kadehler havaya kalkıyor.

Yapay zekâ görüntüyü donduruyor.

Ekrana tek cümle geliyor:

“Bu sofra yapay zekâ ürünü. Peki gerçek hayattaki hesabı kim ödeyecek?”

Çünkü yapay zekâ olmayan bir sofrayı yaratabilir.

Ama gerçek hayattaki sorular hâlâ ortada:

Fonların kaynağı neydi?

Paralar nereye aktarıldı?

Hakkında iddia bulunan kişilerden hangileri soruşturuldu?

Hangi iddialar belgelendi, hangileri reddedildi?

Kim hakkında dava açıldı, kim hakkında takipsizlik veya beraat kararı verildi?

Bunların cevabı yapay zekânın hazırladığı sofrada değil;

belgelerde, soruşturmalarda ve mahkeme kararlarında.

Yapay zekâ sofrayı kurar.

Gerçek hayat hesabı sorar.

görüntü :Ayayi