Kuzey Teve

Kadınların 2014ü nasıl geçti?

Kadınların 2014ü nasıl geçti?
Gençağa Karafazlı( karafazli@msn.com )
140 views
02 Ocak 2021 - 19:25
Spread the love

 2014’ün bitmesine sayılı günler var. Birkaç gün sonra 2014’e el sallayıp 2015’in daha umutlu bir yıl olması için geriye sayacağız. Adettendir, her senenin sonunda hafızalar yoklanır, çeteleler tutulur. Ne yaşadığımız, ne yaşayacağımızın da göstergesi olduğundan, bir hesap kitaba girişilir. Biz de kadınların 2014’ünün bir dökümünü yapmak istedik. 2014’te kadınların lehine, aleyhine, hayrına, şerine ne tartışmalar döndü? Kadınlar bu tartışmalarda nasıl bir söz üretti? İyisi ve kötüsüyle çetelemize yansıyanlar şöyle:

Gülşah İMREK
Müslime KARABATAK

2014’ün bitmesine sayılı günler var. Birkaç gün sonra 2014’e el sallayıp 2015’in daha umutlu bir yıl olması için geriye sayacağız. Adettendir, her senenin sonunda hafızalar yoklanır, çeteleler tutulur. Ne yaşadığımız, ne yaşayacağımızın da göstergesi olduğundan, bir hesap kitaba girişilir. Biz de kadınların 2014’ünün bir dökümünü yapmak istedik. 2014’te kadınların lehine, aleyhine, hayrına, şerine ne tartışmalar döndü? Kadınlar bu tartışmalarda nasıl bir söz üretti? İyisi ve kötüsüyle çetelemize yansıyanlar şöyle:

KADIN CİNAYETLERİNE KARŞI NASIL ELELE VERDİK?

Kadın cinayetlerinin her gün artarak devam ettiği Türkiye’de kadınlar için 2014 adeta bıçağın kemiğe dayandığı bir yıl oldu. 2014’ün ilk 10 ayında 255 kadın öldürüldü. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın temmuz ayında koruma altında öldürülen kadınlara ilişkin soru önergesine yanıtı ise; “Bilmiyoruz” şeklindeydi. Hükümetin 2012 yılının 8 Martı’nda kadınlara hediye gibi sunduğu 6284 no’lu Aile İçi Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un uygulanmasına dair sıkıntıların daha da görünür olduğu bir yıl olan 2014’te kadın örgütleri hükümete “Şiddeti izleme, müdahale et, engelle!” dedi. Kadınların mahkemelerde çıkan koruma kararlarına rağmen öldürülüyor olması, devlete bağlı kurumların kadın ölümleri karşısındaki sessizliği ve mahkemelerden çıkan adaletsiz kararlar karşısında harekete geçen kadınlar 150’nin üzerinde kadın örgütünün imzasıyla Kadın Cinayetlerine Karşı Acil Eylem Grubunu kurdu. 2014 yazının başında bir araya gelen kadınların cinayetlerin önlenmesi için ortak talebi meclisin olağanüstü toplanmasıydı. Buna yönelik ilk eylemleri ise temmuz ayında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne yaptıkları işgal oldu. Ardından Beşiktaş ve Kadıköy’de kadın cinayetleri gündemli forumlar yapan kadınlar, öldürülen kadınların davalarını yazdan bu yana takip etti, etmeye devam ediyor.

‘YEREL SEÇİMLERDE BİZ DE VARIZ’ DEDİK

Mart ayının gelmesi ile birlikte yerel seçim startı ülkenin dört bir yanında verildi. AKP, CHP ve HDP’den aday olanların yüzde 3.3’ü kadınken, yüzde 96.7’si erkekti. Ancak bu veri sizi yanıltmasın. Çünkü en genç ve en çok oy ile seçilenler kadınlardı. 30 Mart Yerel seçimlerinde 3 büyükşehir belediyesi olmak üzere 4 ilin belediye başkanı kadınlar oldu. Ayrıca “eş başkanlık” yerel siyaset içerisinde kendine yer buldu ve 9 ilin eş başkanı kadınlardan oluştu. 33 ilçeye kadın başkan, 46 ilçeye seçilen kadın eş başkanlar ile bölge illeri başta olmak üzere pek çok yerde kadınlar 2014 yerel seçimlerinde “Yerel siyasette biz de varız!” dedi. Seçilerek çıkmak elbette önemli, ama seçilemediğimiz yerlerde de çok önemli deneyimler bıraktı bu süreç kadınlara. Pek çok yerde yerel seçim süreçlerinde oluşturulan kadın dayanışmaları 2015’e dayanak noktası oluşturacak kadın derneklerine dönüştü. İşte Gülsuyu- Gülensu Kadın Dayanışma Evi, Kocaeli Ekmek ve Gül Derneği ve daha adı konulmamış pek çok mahalle dayanışması…

AYŞENUR İSLAM’IN 2014 KARNESİ: OTUR SIFIR

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam için, kadınların yaşamını yakından ilgilendiren ve hatta çoğu zaman tehdit eden sorunlarla ilgili yalnızca birkaç skandal açıklamalar yaptı demek yanlış bir ifade olmayacaktır.

2014’e skandallarla ve kaoslarla dolu bir siyasi atmosferle merhaba demiştik. Erdoğan’ın bu kaos içerisinde değiştirdiği 10 bakandan biri Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı idi. Ayşenur İslam “bakan” oldu (burada kelimenin ilk anlamıyla kullanıyoruz “bakan”ı, kadınların yaşamını son derece yakından ilgilendiren hatta çoğu zaman tehdit eden sorunlara sadece “bakıyor” olmasından ötürü)
İşte Bakanın incileri;

* Bakan İslam; koca 1 yıl içerisinde, kadınları ilgilendiren çok az sayıda açıklama yaparken kendisine kadın cinayetleri sorulduğunda da, “Bana kadınları sormayın” dedi.

* Öldürülen çocuklar gazete manşetlerinden düşmezken Bakan; “Çocuklarınıza çığlık atmayı öğretin” dedi.

* Ford Otosan’ın şiddet gören kadınlar için kullanılacak 135 aracın hibe edildiğini ilan edileceği toplantıda “Şiddeti böyle çözemezsiniz” diyerek protesto eden kadınları gözaltına aldırdı.

* Bakanın kadına yönelik şiddete dair “Şiddet uygulayanların elleri kırılsın” mucizevi fikri ise sadece 2014 değil, tüm zamanların tarihine geçti. Oysa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca korunmak isteyen kadın sayısı ise 3 binin üzerindeydi.

* Yıl içerisinde milletvekili seçildiği Sakarya başta olmak üzere çeşitli illerde katıldığı açılışlarda boy gösteren Ayşenur İslam, 2014’ün sonlarına yaklaşırken Kadın ve Demokrasi Derneğinin Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi’ne protokol düzeyinde katıldı. İslam, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın zirvede sarfettiği “Kadın ancak kadın ile eşit olabilir. Aksi bu işin fıtratına terstir” açıklamasına desteklerini hem alkışlarıyla hem de ardından yaptığı konuşmayla ifade etti.

KADIN İSTİHDAMINDA PROJE ÇOK İCRAAT YOK!

* 2014 kadınların çalışma yaşamına dair pek çok düzenlemenin yine “müjde” diye duyurulduğu bir yıl oldu. Kadın istihdamı artışına her fırsatta vurgu yapıldı ancak TÜİK verilerine göre 2014 yılı ocak ayından itibaren kadın istihdamı sadece yüzde 0.5 artış gösterdi.

* 2013 yılından az çok taslağı belli olan Kadın İstihdam Pakedi 2014’te daha da şekle şemale girdi. *

* Çalışan kadınlara müjde” başlığıyla duyurulan paket özel istihdam bürolarının, kreş teşviklerinin reklamlarıyla doluydu. Aslı ise esnekleşme ve güvencesizleştirmenin artık “norm” haline gelişiydi. Torba Yasa içerisindeki kadın istihdamını doğrudan ilgilendiren bu maddeler eylül ayında meclisten geçti.

* Kadınların doğum yaptıktan sonra iş yaşamından uzaklaşmamasını hedeflediğini iddia eden Kadın İstihdam Paketi’ne karşı ise kadınlar boş durmadı. DİSK, KESK ve TTB’nin çağrısıyla yan yana gelen kadınlar Kasım 2013’te Kadın Emeği Platformu’nu kurdu. 2014 yılında Kadın İstihdam Paketi başta olmak üzere iş yaşamında kadınların yaşadığı türlü ayrımcılıkları ve ezilmeyi gündemine alan platform kısa sürede Ankara, İzmir ve Antalya’da da kuruldu.

* Kamu kreşlerinin kapatılma süreci 2014’te de devam etti. Bunun sonucu olan çarpıcı bir örnek; Antalya’da 6 yaşındaki Ali Can Öz ve küçük kız kardeşi anne ve babasının bırakacağı bir kreş olmadığı için onlarla birlikte çalıştıkları fabrikaya gitti. Ali Can fabrikada tomrukların arasında kalarak can verdi. 3 yaşındaki kız kardeşi ise son anda ezilmekten kurtuldu.

* Yine kayıtlı kadın istihdamını arttırmak üzere 2014’ün son aylarında startı verilen projelerden biri de “Evde Bakım Hizmeti Yolu ile Kayıtlı Kadın İstihdamını Arttırma Operasyonu”ydu. Antalya, Bursa ve İzmir gibi 3 pilot ilde uygulanacağı olan proje bakıcı ve çalışan kadın olmak üzere toplam 10 bin kadını istihdam etmeyi hedefliyor.

VAHŞETE VE GERİCİLİĞE KARŞI BARIŞIN UMUDU KADINLAR!

2014 savaşın, katliamların yaşandığı, sınırların anlamını yitirdiği bir sene olduğu kadar; kadınların barış sözünü çok daha rahat ortaklaştırdığı bir sene de oldu. Suriye’de süren savaş Rojava Devrimi’ne yönelik bir yıkma operasyonuna dönüşürken IŞİD denilen terör örgütü ile tanıştı insanlık. Örgüt, Musul’a kadar ilerlerken, Şengal’de, Ninova’da, binlerce Ezidî, Türkmen kadını esir aldı, kaçırdı, tecavüz etti. Ardından Kobanê’de beklemediği bir direnişle karşılaşan IŞİD, Kobanê’yi kuşatamadı. Hâlâ süren savaş neredeyse 3. ayını geride bırakıyor. Esarete karşı ortaya koyduğu cesaretiyle 2014’e damgasını vuran YPJ’li kadın savaşçılar ile Kobanê Direnişi dünyanın da hayranlıkla izlediği bir kadın direnişine dönüştü.

* IŞİD’in eline düşmemek için kendini feda eylemi gerçekleştiren Arîn Mirkan, Kobanê’ye geçmek isterken hedef gösterilerek öldürülen Kader Ortakaya direnişin simgesi kadınlar oldu.

* Dünyaca ünlü Marie Claire ve Elle dergisi gibi pek çok kadın dergisi YPJ’li kadın savaşçıları haberleştirdi, övgü yazıları yazdı.  

* Barış İçin Kadın Girişimi öncülüğünde 150 kadın Suruç’a bağlı sınır köylerine gitti ve barış nöbetleri tuttu, kadın zinciri oluşturdu. İç politikada sürdürdüğünü iddia ettiği çözüm sürecine de sınır köylerinden seslenen kadınlar; hükümete “Böyle barış olmaz” dedi.

* Kadınlar aynı zamanda Suruç’a gelen Kobanêli kadınlarla dayanışmak için ülkenin dört bir yanında kadınlar kampanyalar başlattı. Kermesler açan, stantlar kuran kadınlar “Paylaşmaya ben de varım!”, “Kobanê’ye Kız Kardeşlik Köprüsü Kuruyoruz” dedi.

* İstanbul’da da Savaşa Karşı Kadın İnisiyatifinden kadınlar hükümetin Kobanê’ye olan duyarsızlığını teşhir etmek ve savaşa dur demek için Atatürk Havalimanı ve Boğaz Köprüsü’nü işgal etti.

* Barış için mücadele eden kadınlar, çözüm sürecine kadın örgütlerinden bir temsilcinin de katılmasında ısrarcı oldu. Sonuç olarak DÖKH adına Ceylan Bağrıyanık’ın İmralı’ya gidecek sekretaryanın içerisinde yer alacak bir isim olduğu açıklandı.

2014’ÜN KADIN DÜŞMANLARI KİM?

Lİiste elbette çok kabarık ancak aralarından cımbızladıklarımız ve kadınların gündemine oturan açıklamalarıyla iktidarın kadın düşmanlığını pekiştiren isimler şöyle;

* Kadın ve Demokrasi Derneğinin düzenlediği Uluslararası Adalet Zirvesi’nde  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Kadın ancak kadın ile eşit olabilir, aksi işin fıtratına terstir.” sözleri listenin ilk sırasında yerini aldı.

* Yine meclis kürsüsünden “Kahkaha atan kadın iffetli değildir” diyen Bülent Arınç, 2014’ün kadın düşmanlarından biriydi.

* Yıllardır yaptığı kadın programlarıyla kadınların zihnini uyuşturan Seda Sayan, bu sene iki kadını öldürmüş bir erkeği programına konuk ederek kadınlardan büyük tepki aldı. Kadınların ısrarı ve mücadelesi sonucu Seda Sayan’ı önce sponsorları terk etti ardından programı yayından kaldırıldı.

* 30 Mart yerel seçimlerinin ardından Bingöl’de AKP’li  Belediye Başkanı Yücel Barakazi’nin başkan vekilliği ve yardımcılığında kadınlara görev vermeyeceğini açıklaması kendi partisinden bile kadınların tepkisine neden oldu. Bu açıklamanın ardından 1. sıradan belediye meclis üyeliğine seçilen Nurten Ertuğrul, meclis üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.

* Daha önce “Hamile kadınlar sokağa çıkmasın, ne lüzum var?” diyen İlahiyatçı Ömer Tuğrul İnançer bu kez de Habertürk gazetesine verdiği röportajda “Çalışan kadın yuvasını dağıtıyor” diyerek  kadın düşmanlığında bir level daha atlamayı başardı. İktidar ile sıkı fıkı ilişkileriyle bilinen İnançer’in kızı da ne hikmetse Avea Kurumsal İletişim Müdürlüğüne atandı.

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -