Kuzey Teve

Çambükülü Dönmez: “Her yerin belediyesi yem dağıtıyor, bizim belediye de otlakları kazdırıyor”

Çambükülü Dönmez: “Her yerin belediyesi yem dağıtıyor, bizim belediye de otlakları kazdırıyor”
162 views
22 Ocak 2023 - 15:13
Spread the love

Gençağa Karafazlı – Emre Koç

Amasya’ nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü köyünde tarım ve hayvancılık yaptıkları arazileri OSB (Organize Sanayi Bölgesi) yapılması için ellerinden alından köylüler sürdürdükleri direnişin 94. gününde kendilerine geri verilmelerini talep ettikleri mera alanlarında direniş ateşi yakarak nöbet tuttu. ‘Hak, hukuk, adalet’, ‘Direne direne kazanacağız’, ‘Havama, suyuma, toprağıma dokunma’ sloganlarıyla daha önceden ekip biçtikleri mera alanlarına giriş yapan köylülerden bir kadın üretici yakmış oldukları ateşin başında ‘Bir telefonla devletimiz için sokağa döküldük ama biz sekiz aydır bağırıyoruz devletimizi yanımızda göremiyoruz’ sözleriyle tepkisini dile getirdi.

“BİZ DİRENİYORUZ HALA ÇİFTÇİLİK ÖLMEDİ”

Hayvanlarının gübrelerini boşaltmak için bir tarlaları olmadığını öne süren Ayşe Dönmez adlı Çambükülü yurttaş şunları söyledi: “Hayvan gübrelerimizi yol kenarlarına dökeceğiz, başka bir yerimiz kalmadı çünkü. Sayın valimize soruyorum bu gübreyi nereye götüreceğiz? Yol kenarlarına döküyoruz bize fidan versin de yol kenarlarına ağaç dikelim. Kırk yıllık ağaçlarımızı yıktı devirdi. Her yere fidan dağıtıyor, gübreyi dökelim yerine de fidan dikeriz. Diyecek bir şeyimiz de kalmadı yedi sekiz aydır diyoruz. Hiçbir yerden bir ses de duyamıyoruz. Tarım Bakanı çıkıyor laf söylüyor, ‘çiftçilik öldü’ diyor. Biz direniyoruz hala çiftçilik ölmedi. Biz çiftçilik için direniyoruz burada.”

“BU ÇOCUKLARIN AHINI SİZE TUTTURSUN ALLAH”

Bir diğer kadın üretici ise: “Ekim dikim zamanı, ben bamya ekeceğim, soğan tohumunu aldırdım evde duruyor ekmeye yerim yok. Ne ile büyüteceğim ben bu çocuklarımı? Oturduğum yerden kalkamıyorum, sesimizi duyan yok, her yeri bıraktınız Çambükü’ ne mi kaldınız? Suyumuz yok, tarlamız yok, arazimiz yok, ekmeye biçmeye yerimiz yok bizi hiç mi düşünmediniz? Bize de acıyın, bakın da görün ibrete gelin. Ne söylerseniz onu yapalım bize bamya, soğan, sarımsak ekecek yerimizi gösterin. Köylüyüz yerimiz yurdumuz yok, malımız da burada kaldı. Bize bir yol gösterin, baştakiler sesimizi duyun. Üç aydır uğraşıyoruz kimse bunu işitmiyor mu? Bu çocukların ahını size tuttursun cenabı Allah.” Dedi.

“BİR TELEFONLA DEVLETİMİZ İÇİN SOKAKLARA DÖKÜLDÜK, AMA BİZ SEKİZ AYDIR BAĞIRIYORUZ DEVLETİ YANIMIZDA GÖREMİYORUZ”

Çambükülü kadınlar olarak nöbete devam ettiklerini söyleyen bir diğer yurttaş ise: “Sayın devletime sesleniyorum, seslendik ama sesimizi duyuramadık. Senin bir telefonunla bir Türk vatandaşı olarak sokaklara döküldük senin yanında olduk. Ama biz sekiz aydır bağırıyoruz sizi yanımızda göremiyoruz. Atadığınız vali, kaymakam ve belediye başkanı onlar köyün üstünden geçiyor. Onlar için Çambükü diye bir yer yok. Bir çocuk okutuyorum, bir çocuğum evlenecek şu anda bamya, soğan ekmeye yerim yok, ben ne yapacağım? Hayvanlarımı kestirdim, beş tane hayvanım kaldı. Yavruları var kıyamıyorum kestirmeye. Belediye başkanı bizi oyalıyor, git gelirim diyor gelmiyor. Şu gördüğünüz araziyi kapkara toprağa çevirdiler. Biz şu anda bir avuç toprağa bir avuç buğday saçmadık. Ekeceğimiz yer burasıydı çünkü başka gidecek yerimiz yok. Devletimiz bizi görmüyor, Çambükü’ yü görmüyor devlet. Her gün geliyoruz, gelecek korkusuyla oturuyoruz burada, bize bir çare bulun.”

“ANALARIN AHINI ALMASINLAR, TOĞRAĞIMIZI ELLEMESİNLER”

Kış günü toprağın üstünde nöbet beklediklerini söyleyen bir diğer kadın üretici: “Hayvanlarımızı, toprağımızı bırakın diyoruz bize iki ırmağın arasını veriyorlar, bizle dalga mı geçiyorlar? Devlet görevlilerine sesleniyorum, bizim topraklarımızı bıraksınlar, bu anaların ahını almasınlar. Biz ne yapacağız bu kış günü bir parça tohum ekemedik. Bizim toprağımızı ellemeyin biz başka bir şey istemiyoruz. Yardım ya da başka bir şey istemiyoruz, sadece bizim toprağımızı ellemesinler. Organize sanayiye yer mi yok, gitsinler ona layık bir yerde yapsınlar. Bizim yaşam alanımız tükeniyor bitti. Ölene kadar mücadelemizi bırakmak yok, Çambükü halkı yalnız değildir.”

“ÇOLUĞUMUZUN ÇOCUĞUMUZUN RIZKINI ALIYORSUNUZ”

Bir diğer kadın yurttaş: “Bu sesimizi duyun artık, hani mağdurların yanındaydınız? Hani neredesiniz? Gelin bizim yanımızda da olun, yorulduk artık. Evlerde yatamıyoruz nöbet tutuyoruz çoluk çocuğumuzla. Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkını alıyorsunuz, gelin bir sesimizi duyun. Bir Müslüman bize el uzatsın. Çocuklar bana soruyor ‘Babaanne bu sene bizim yiyeceğimizi nereye dikeceksin’ diye, verecek bir cevap bulamıyorum. Köyleri geziyorsunuz bizim köyümüze de gelin, bizim köyümüz kime ne yaptı? Kepçelerin kazıdığı yerde akşama kadar bekliyoruz, ateşimizi yakıyoruz, kışın herkes evinde oturuyor biz buralarda oturuyoruz kepçeler gelecek mi gelmeyecek mi diye. Askeri karşımıza diktiniz, kadınları bizi darp ettiler.”

“HER YERİN BELEDİYESİ YEM DAĞITIYOR, BİZİM BELEDİYE DE OTLAKLARI KAZDIRIYOR”

Hasan Dönmez adlı Çambükülü yurttaş: “Sayın vali, gündüz koyun güdüyorum gece nöbet tutuyorum. Bu hayvanların geleceğini kararttın işte. Bu hayvanlar yavruluyor kestiremedik, bundan daha fazla sürü var bu hayvanların geleceği ne olacak? Sen orada koltuğunda yan gelmiş oturuyorsun dünyadan haberin yok. Bu millet, çoluk çocuk, kadınlar kış günü burada nöbet tutuyor, hasta oluyor. Sen bu işe çare bulacağına köylüden haberin yok. Sayın belediye başkanı kireç yolladı otlaklara kireç döktürdü neden? Toprak kararsın da ot bitmez raporu verecek. Ot yeniden fışkırdı sayın belediye başkanı. Her yerin belediyesi yem dağıtıyor bizim belediye de otlakları kazdırıyor. Bir belediye başkanı nasıl olur da köylüyle uğraşır kadınları kış günü sokağa döker? Gel de bir çözüm bul ne olacak bu halimiz?”

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -