Kuzey Teve

ASGARİ ÜCRET TÜMÜYLE VERGİDEN MUAF OLSUN

ASGARİ ÜCRET TÜMÜYLE VERGİDEN MUAF OLSUN
Gençağa Karafazlı( karafazli@msn.com )
93 views
02 Ocak 2021 - 22:49
Spread the love

ASGARİ ÜCRET TÜMÜYLE VERGİDEN MUAF OLSUN

ASGARİ ÜCRETE SGK PRİM DESTEĞİ SAĞLANSIN

Mehmet Rebii ÖZDEMİR-Gençağa KARAFAZLI –

Belirlenecek olan 2021 yılı asgari ücret öncesi Samsun Emek ve Demokrası güçleri (DİSK-KESK-TMMOB-TTB)ortak bir açıklama  gerçekleştirdi.

Asgari ücretteki daletsizliklere karşı 2021 asgari ücretine dair taleplerin de yer aldığı açıklamayı
,KESK dönem sözcüsü erdem avcı yaptı.

“ASGARİ ÜCRET İNSANCA YAŞAYACAK DÜZEYE YÜKSELTİLSİN”

Avcı; 
“İşçi sınıfı ve emekçiler bir yandan Covid-19 salgınıyla bir yandan da ekonomik krizin ağır yükleriyle mücadele ederken 2021 asgari ücreti belirlenecek.

Her gün virüs riski ile burun burunayız. Her gün sağlığımızı kaybetme tehdidi altındayız. İğneden ipliğe her şey çok daha pahalı. Enflasyon yükselirken işsizlik de artıyor. Milyonlarca işçi kısa çalışma ödeneği ve günde 39 lira ücretsiz izin ödeneği ile yaşamaya çalışıyor. Bu yüzden salgın ve ekonomik krizin yarattığı yoksullaşmaya karşı asgari ücretin insanca yaşayacak bir düzeye yükseltilmesi bu sene her zamankinden daha önemli.

“ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETMEK”

Dünyayı ve ülkemizi sarsan pandemi ile işsizliğin, yoksulluğun gittikçe daha fazla derinleştiği günümüz koşullarında;  alınan her önlemde- kısıtlamada kapsam dışı bırakılarak sağlığı ile ekmek parası arasını sıkıştırılan, günlük 39 TL ile yetinmesi beklenen milyonlar için insanca yaşamaya yetecek bir asgari ücret çok daha önemli hale gelmiştir. Emekçiye, işçiye karşı “ölümü gösterip sıtmaya razı etme” politikasının bir aracı haline dönüşmüştür.

“ASGARI ÜCRETLİ FAZLAIYLA FEDAKRLIK ETTİ”

Çok büyük bir bölümü sendikasız,  toplu sözleşme hakkı olmadan günlük 10-12 saatlik sürelerle çalıştırılan, her üçünden biri sosyal güvenceden yoksun bırakılan, üstelik büyümeden de pay verilmeyen milyonlarca asgari ücretli bugüne kadar fazlasıyla “fedakârlık” yapmıştır. Yoksulluk sınırının 8 bin, açlık sınırının 3 bin TL’ye dayandığı günümüz koşullarında adil- insanca yaşamaya yetecek bir asgari ücret iktidarın ‘lütfu’ değil, temel bir insan hakkıdır”

“TÜRKİEYE İŞÇİSINIFI EMEĞİ DÜNYADA EN UCÜZ İŞÇİLER HALİNE GELİYOR”

Türkiye giderek sermaye için bir ucuz emek cenneti haline gelmektedir. Türkiye’deki asgari ücret Arnavutluk hariç Avrupa’daki en düşük asgari ücrettir. Asgari ücret erimeye devam ediyor. 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın alınabilirken 2020’de yıllık net asgari ücretle sadece 10 Cumhuriyet altını alınabiliyor. Asgari ücret 2016’da 430 dolar iken bugün 300 doların altına düştü. Türkiye işçi sınıfı giderek dünyada emeği en ucuz işçiler haline geliyor.

Türkiye’de 10 milyon civarında işçi asgari ücret altında veya asgari ücrete yakın bir ücretle çalışıyor. Ancak asgari ücret yalnız asgari ücrete yakın ücret alanları değil, işçi sınıfının tamamını ilgilendiriyor. Asgari ücretin artışı, bütün ücretlerin artışını da etkiliyor. İşsizlik ödeneklerinden, emekli aylıklarına kadar pek çok ödeme asgari ücret düzeyinden etkileniyor. Özellikle salgın döneminde büyük önem taşıyan kısa çalışma ödeneği de asgari ücrete oranla hesaplanıyor.

“ASGARİ ÜCRET İNSANCA YŞANACAK BİR DÜZEYE ÇEKİLMELİDR”

Covid-19 salgınıyla birlikte ücretlerde önemli kayıplar yaşandı ve asgari ücret altında gelir elde edenlerin sayısı arttı. Oysa salgın nedeniyle sağlık, eğitim, gıda ve konutta ek yükler meydana geldi. Salgının yarattığı bu kayıplara ve ekonomik krize karşı milyonlarca yurttaşı korumanın en etkili yolu asgari ücretin insanca yaşanacak bir düzeye çekilmesidir.

Salgın döneminde çarklar dönerken işçiler sağlığını kaybediyor. Ama çarkları döndüren milyonlarca işçi yoksullaşırken, bir avuç sermaye sahibi karlarını katlıyor. Asgari ücret, gelir dağılımındaki bu eşitsizliği gidermenin de en etkili aracıdır.

“PANDEMİ KOŞULLARINDA İŞÇİLER AĞIR BİR YÜK ALTINDADIRLAR”

Gelirde adalet içinse vergide adalet şarttır. Brüt asgari ücretin üçte biri vergi ve kesintilere gidiyor. Asgari ücretli bir işçi yılın 122 günü vergi ve diğer kesintiler için çalışıyor. İşverenlere sürekli vergi indirimlerinin getirildiği, bazı şirketlerin vergilerinin sıfırlandığı bir ülkede, asgari ücretlinin ağır bir vergi yükü altında olması adil değildir. Pandemi koşullarında işçiler ciddi bir yaşam savaşı içinde iken asgari ücret üzerindeki bu vergi ve kesinti yükü kaldırılmalıdır. Tüm ücretlerin asgari ücret kadar tutarı vergi dışı bırakılmalıdır. 

Vergide adaletin temeli, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınmasıdır. Ancak işçi sınıfının uğradığı bir başka vergi adaletsizliği de vergi dilimlerinden doğuyor. Mevcut sistemle adalet dilim dilim doğranıyor. Vergi dilimleri bilerek düşük tutularak ödediğimiz vergiler artırılıyor. Asgari ücretli bir işçi dahi yılın ortasında ikinci vergi dilimine geçerek daha yüksek vergi ödüyor.

Bu adaletsizliklere karşı 2021 asgari ücretine dair talepleri şunlardır:

Salgın döneminde asgari ücret brüt asgari ücret –vergisiz ve kesintisiz- net olarak ödenmelidir!

Bütçeden asgari ücrete nakit desteği sağlanmalıdır.

Asgari ücret tümüyle vergi dışı bırakılmalı, tüm ücretlilerin asgari ücret kadar gelirinden vergi alınmamalıdır.

Salgın döneminde asgari ücret SGK işçi primleri bütçeden karşılanmalıdır.

2021 asgari ücreti Covid-19 salgınının getirdiği yeni yükler dikkate alınarak hesaplanmalıdır.

Asgari ücret hesabında sadece işçinin kendisi değil, ailesi de esas alınmalıdır.

Asgari ücret tespitinde geçim koşulları ve milli gelir artışı dikkate alınmalıdır.

Asgari ücret bütün işçi ve memurlar için ortak saptanmalıdır.

2021 asgari ücreti net 3.800 TL olarak saptanmalıdır.

Bizler bir araya gelip mücadele ettiğimizde kazandığımızı en son kıdem tazminatımızı savunurken gördük.

Bugün de insanca yaşanabilir bir ücret için işyerlerinde, meydanlarda ve bulunduğumuz her yerde mücadeleye devam”

PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -