Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Pazar’da kafes balıkçılığı tepkisi: “Artık Ak Parti’ye oy yok”

Balıkçı köyü halkı, denizde kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine karşı

Balıkçı köyü halkı, denizde kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine karşı aylardır sürdürdüğü mücadelede bu kez siyasi tepki gösterdi. Köy muhtarı ve Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İsmail Hakkı Kanbay, köylülerle birlikte AK Parti’den toplu istifa etmeyi düşündüklerini açıklarken, köylüler adına konuşan Songül Yurtseven, “Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, adalet ve hakkaniyettir” dedi.

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI

(RİZE) – Pazar ilçesine bağlı Balıkçı köyünde, denizde kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine yönelik tepkiler büyüyerek devam ediyor. Aylardır protesto nöbetleri tutan bölge halkı, balıkçılar ve yerel kooperatif, kafes balıkçılığı tesislerinin bölgedeki av sahalarını ve geçim kaynaklarını olumsuz etkileyeceğini savunuyor.

Kuzuoğlu Grup, Günvak 1 ve Günvak 2 tarafından Balıkçı köyü açıklarında kurulmak istendiği belirtilen kafes balıkçılığı tesislerine karşı sürdürülen protestolarda bu kez siyasi bir gelişme yaşandı. Balıkçı köyü halkı, kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmediğini ve aylardır sürdürdükleri mücadelede yeterli desteği görmediklerini belirterek AK Parti’ye yönelik tepkilerini açıkladı.

Zelek Balıkçı Limanı’nda bir araya gelen köylüler adına konuşan Balıkçı köyü Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı ve köy muhtarı İsmail Hakkı Kanbay, AK Parti’den toplu olarak istifa etmeyi düşündüklerini söyledi. Kanbay, bundan sonraki süreçte köy halkının AK Parti’ye oy vermeyeceğini ifade etti.

“BİZE VERİLEN SÖZLER KAĞIT ÜZERİNDE KALDI”

Köy halkının demokratik yollarla aylardır mücadele verdiğini belirten Kanbay, buna rağmen siyasi yöneticilerden bekledikleri desteği alamadıklarını savundu.

Kanbay, özellikle bölgede seçilmiş milletvekillerine ve parti yöneticilerine tepki göstererek, kendilerine verilen sözlerin yerine getirilmediğini söyledi.

Kanbay, “Burada kırmadan, dökmeden demokratik haklarımızı kullanmak istiyoruz. Burada toplanmamızın bir tek nedeni var. Geçen senenin evrakları ile birlikte buraya gelip, geçici bir süre için verilmiş olan limanın rıhtım kısmının hâlâ kullanılmasıdır” dedi.

Kendilerine yeterli desteğin verilmediğini savunan Kanbay, “Bize verilmiş olan sözler kâğıt üzerinde kalmış. Biz bunlara üzüntümüzü dile getirmekle birlikte, ben şu anda köyümün halkına seslenmek istiyorum. AK Parti’den toplu olarak istifa etmeyi düşünüyoruz. Bu bizim hakkımız” diye konuştu.

“YÜZDE 95 OY ALAN KÖYE SIRT ÇEVRİLDİ”

Balıkçı köyünün geçmiş seçimlerde AK Parti’ye yüksek oranda destek verdiğini hatırlatan Kanbay, artık bu desteğin devam etmeyeceğini söyledi.

Kanbay, “AK Parti bize yardımcı olmayan, bu köyde yüzde 95 oy almış olan vatandaşa sırt çevirene bizden artık oy yok. Benden de oy yok” ifadelerini kullandı.

AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu’na yönelik de sert ifadeler kullanan Kanbay, bölgede yaşanan sorunla ilgili milletvekillerinin ve ilgili yöneticilerin köylülerle yeterince ilgilenmediğini ileri sürdü.

Kanbay, bazı siyasi isimlerle görüşmeler yapıldığını ancak sonuç alınamadığını belirterek, “Hiç insan gelmez mi? Hiç gelmez mi? Bakanımız var, bakanımız gelmez mi?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Kanbay’ın açıklamaları sırasında köylüler de alkışlarla destek verdi.

“DENİZ BİZİM İÇİN YALNIZCA ÜRETİM ALANI DEĞİL, EKMEĞİMİZDİR”

Köylüler adına basın açıklamasını okuyan Songül Yurtseven ise kafes balıkçılığına yönelik itirazlarının herhangi bir kişi veya kuruma karşı olmadığını vurguladı.

Yurtseven, Balıkçı köyü halkının yıllardır denizle ve balıkçılıkla geçimini sağladığını belirterek, limanın ve denizin kendileri açısından yalnızca ekonomik bir alan olmadığını söyledi.

Yurtseven, “Bizler yıllardır bu limanda denizle, balıkçılıkla ve ekmeğimizle hayatını sürdüren insanlarız. Bu liman bizim için yalnızca teknelerin bağlandığı bir yer değildir. Burası bizim ekmeğimiz, geçim kaynağımız, geçmişimiz ve geleceğimizdir” dedi.

Köylülerin yıllardır denize açılarak geçimlerini sağladığını belirten Yurtseven, bölgede kurulması planlanan balık kafeslerinin mevcut av sahalarını daraltabileceği endişesini dile getirdi.

“Bizim itirazımız denizimizin, av sahalarımızın, erişimimizin, balıkçılığımızın ve geleceğimizin zarar görmemesi içindir” diyen Yurtseven, kafeslerin kurulacağı belirtilen alanın köylülerin yıllardır kullandığı av sahaları içerisinde bulunduğunu savundu.

“YATIRIMA KARŞI DEĞİLİZ”

Yurtseven, köylülerin yatırım yapılmasına karşı olmadığını, ancak yatırımların bölgedeki balıkçılık faaliyetlerini ve deniz ekosistemini olumsuz etkilememesi gerektiğini belirtti.

Balık kafeslerinde kullanılacak yemler ve oluşabilecek organik atıkların deniz ortamına etkilerinin araştırılması gerektiğini ifade eden Yurtseven, su kalitesi, deniz tabanı ve doğal balık popülasyonları açısından bilimsel değerlendirme yapılmasını istedi.

Yurtseven, “Biz yatırım yapılmasın demiyoruz. Biz denizimizin ve balıkçılığımız yok edilmeden yatırım yapılsın diyoruz” ifadelerini kullandı.

LİMANDAKİ JANDARMA VARLIĞI DA TEPKİ ÇEKTİ

Köylülerin tepki gösterdiği bir diğer konu ise yaklaşık bir aydır Zelek Balıkçı Limanı’nda güvenlik güçlerinin bulunması oldu.

Limanda çalışmaların jandarma güvenliği altında devam ettiğini belirten Yurtseven, vatandaşların demokratik tepkilerinin güvenlik güçleriyle karşılanmasını doğru bulmadıklarını söyledi.

Yurtseven, “Bir aydır limanda neden asker ve jandarma bulunuyor?” diye sorarak, yaşanan durumun bölgede huzursuzluk oluşturduğunu ifade etti.

Güvenlik güçlerine yönelik herhangi bir düşmanlıklarının bulunmadığını özellikle vurgulayan Yurtseven, “Onlar da bizim evlatlarımızdır” dedi. Ancak vatandaşların kendi kullandıkları limanda sürekli güvenlik güçleriyle karşı karşıya kalmasının doğru olmadığını savundu.

“BİZİM TALEBİMİZ KAVGA DEĞİL”

Sorunun güvenlik önlemleriyle değil, tarafların bir araya gelerek konuşmasıyla çözülmesi gerektiğini belirten Yurtseven, “Bizim talebimiz kavga değildir. Bizim talebimiz çatışma değildir. Bizim talebimiz dinlenmek, anlaşılmak ve sesimizin duyulmasıdır” diye konuştu.

Bölge halkının taleplerinin ilgili kurumlar tarafından dinlenmesini isteyen Yurtseven, limanın geleceğinin yalnızca birkaç kişinin kararıyla belirlenmemesi gerektiğini söyledi.

“Bir limanda vatandaşların sesini duyurabilmesi için sürekli güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulması yerine, ilgili kurumların bölge halkıyla oturup konuşması, sorunları dinlemesi ve ortak bir çözüm araması gerektiğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ DE BU DENİZE BAĞLI”

Balıkçılığın bölge halkı için yalnızca bugünün değil, gelecek kuşakların da geçim kaynağı olduğunu ifade eden Yurtseven, denizin korunması gerektiğini söyledi.

Yurtseven, “Bizim denizimizde yıllardır ekmek teknelerimiz var. Bizim çocuklarımızın geleceği de bu denize bağlı. Bugün sessiz kalırsak yarın çocuklarımızın, ‘Babamızın balık tuttuğu deniz nerede?’ diye sormasını istemiyoruz” dedi.

Köylülerin talebinin ayrıcalık olmadığını belirten Yurtseven, açıklamasını yetkililere çağrıda bulunarak tamamladı:

“Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, adalet ve hakkaniyettir. Buradan yetkililere açıkça çağrıda bulunuyoruz: Gelin bu meseleyi güvenlik güçleriyle değil, masa başında; baskıyla değil diyalogla; oldu bittiyle değil, bilimsel veriler ve bölge halkının görüşleriyle çözelim.”

Balıkçı köyü halkı, kafes balıkçılığı tesislerine yönelik itirazlarını sürdüreceklerini belirterek, denizlerine, limanlarına, av sahalarına ve geçim kaynaklarına sahip çıkmaya devam edeceklerini açıkladı.