Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TRABZON’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE AĞIR DARBE .AKP’Lİ VEKİLİN HABERİNİ YAPTILAR, GECE YARISI EVLERİNDEN ALINDILAR

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI-ÖZLEM EMİR (TRABZON) – Trabzon 360 Haber’in imtiyaz

HABER: GENÇAĞA KARAFAZLI-ÖZLEM EMİR

(TRABZON) – Trabzon 360 Haber’in imtiyaz sahibi Hatice Aksoy ile sorumlu yazı işleri müdürü eşi Muhsin Aksoy, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman’ın Abdullah Öcalan ve İmralı heyetine ilişkin sözlerini haberleştirmelerinin ardından gece saatlerinde gözaltına alındı. Gazetecilerin bazı haber ve sosyal medya paylaşımlarına da mahkeme kararıyla erişim engeli getirildiği öğrenildi.

Muhsin Aksoy’un haberleştirdiği açıklamada AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yanı sıra Abdullah Öcalan, DEM Parti heyeti ve İmralı heyetinden söz ederek, “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan ve DEM heyetine, İmralı heyetine bugünü bize yaşattıkları için Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

Ataman’ın 12 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklama, çok sayıda basın kuruluşunda da haberleştirilmişti.

HABERİN ARDINDAN TELEFONLA TEHDİT İDDİASI

Muhsin Aksoy, haberi saat 16.00’da yayınladıklarını, saat 20.00 sıralarında ise AK Parti Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman’ın eşi Trabzonlu iş insanı Atilla Ataman’ın kendilerini telefonla aradığını ve tehdit ettiğini söyledi.

Aksoy, görüşmenin ardından yaklaşık üç saat sonra sitelerinin önüne sivil polislerin geldiğini belirtti.

Aksoy, yaşananları ÇGD Doğu karadeniz şube başkanı Gençağa Karafazlı’ya  şöyle anlattı:

“Saat 16.00’da haberi yayınladık, akşam 20.00 milletvekilinin eşi bizi aradı tehdit etti tabii bu anları kaydedemedik. Bu tehditlerin ardından 11.00’de, gece sitenin kapısına şahıslar geldi. Tabii sonra da sivil polis olduklarını öğrendik. Dolayısıyla emniyeti aradık, basındaki arkadaşlarımıza bilgi verdik. Eşimizi, dostumuzu haberdar ettik yani bir tehdit unsuru var diye. Sonra emniyet resmi aracı geldi, site yönetimi indi. O zaman sivil polis olduklarını öğrendik. Kapıya gelip kimlik gösterdiler.”

Muhsin Aksoy, tehdit edildiğini belirttiği telefon görüşmesinden kısa süre sonra kapılarına gelen kişilerin sivil polis olduğunu sonradan öğrendiklerini belirterek, kendilerine önceden herhangi bir bilgi verilmediğini söyledi.Aksoy, polislerin kendilerine herhangi bir yazılı karar göstermediğini belirterek şöyle konuştu:

“Bizim bu sürede daha önce bir şey yaşamadığımız için bilmiyoruz prosedürleri. Polisler bize herhangi bir işte kâğıt vesaire bir karar bir şey sunmadılar. Hani savcılık kararı, yazılı bir şey. Sadece kimlik gösterdiler, sadece bir talimatı olduğunu, ifademizin alınacağı bizlere söylendi biz de gittik süreçte ama temkinli davrandık. Çünkü dediğim gibi tehdit ediliyoruz. Kapımıza birileri dayanıyor. Bunların sivil polis olduğunu nereden bilebilirim? Hani bize herhangi bir önceden bilgi vermiyorlar. Biz telefonla tehdit edildikten 3 saat sonra sivil polisler geliyor.”

GAZETECİ ÇİFT VE 1,5 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARI KARAKOLA GÖTÜRÜLDÜ

Polis ekiplerinin gece saatlerinde gazetecilerin bulunduğu siteye gelmesinin ardından Muhsin Aksoy ve eşi Hatice Aksoy emniyete götürüldü.

Aksoy, kendilerinin birlikte gazetecilik yaptığını ve gözaltı sırasında 1,5 yaşındaki çocuklarının da yanlarında bulunduğunu belirterek, çocuklarını bırakacak kimse olmadığı için onların da emniyete götürülmek zorunda kaldığını söyledi.

Aksoy, “Eşim Hatice Trabzon 360 Haber’in imtiyaz sahibi, ben de sorumlu yazı işleri müdürüyüm, normal şartlarda beni sadece getirme ihtimalleri de vardı ama sonuçta imtiyaz sahibiyiz birlikte yapıyoruz gazeteciliği. Polis bizi götürürken 1,5 yaşında çocuğumuz vardı bırakacak kimse olmadığı için onu da emniyete götürmek zorunda kaldık” dedi.

Aksoy, emniyette yaşanan sürece ilişkin de şu ifadeleri kullandı:

“Emniyet müdürlüğüne götürüldük. Zannediyorum ifademizi savcı almadı, avukat eşliğinde verdik. Yani bir şeyler baştaki planlama akışında bir şeyler değişti yani süreçte. Beni araca yetiştirmek istediler, biz kendi aracımızla gitmek istedik. Önce sağlık raporu almayacaklar, sonra sağlık raporu aldırttılar. Yani doğal şeyin akışına aykırı bir şeyler yaşandı yani süreç içerisinde.”

Aksoy, kendilerine gözaltı kararı gösterilmediğini belirterek, “Gözaltı kararı falan göstermediler aldılar bizi. İçişleri Bakanlığı. Erişimin engeli kararı var sadece. Herhangi bir tutuklamayla ilgili gözaltıyla ilgili bir şey görmedim ben” diye konuştu.

“HABERİ NEREDEN BULDUN, KİMİN TALİMATIYLA YAYINLADIN?”

Aksoy, emniyette kendilerine haberin kaynağı ve neden yayınlandığı konusunda sorular yöneltildiğini söyledi.

Aksoy şöyle konuştu:

“Halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek vesaire diye bir içerikten dolayı erişim engeli kararı verildi haberimize. Bize şeyi sordular, ‘nereden buldun haberi?’ Dedim Cumhuriyet Gazetesi’nde ulusal basında zaten yayınlanan bir haberi son günlerde sosyal medyada gündem olduğu için herhangi bir müdahale etmeden olduğu gibi biz de yayınladık. Bu kez ‘kimin talimatıyla yayınladın, kim yaptırttı bu haberi sana’ diye sordular.Dedim yani kimsenin bir şey yaptırması gerek yok. Ben işimi yaptım yani burada. Herhangi bir müdahale falan söz konusu değil.”

Gazetecilik mesleğinde beş yıldır bulunduğunu belirten Aksoy, “Ben 5 yıldır sektördeyim. İlk kez böyle bir şeyle karşılaşıyorum. Normal hayatımda da sicilimde de herhangi bir şey yaşamış değilim. Bu şekilde anladım. Demek ki böyle şeye yaşayarak öğreniyoruz bazı şeyleri” dedi.

5 SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMINA ERİŞİM ENGELİ

Muhsin Aksoy’un gözaltına alınmasının ardından haber ve sosyal medya paylaşımlarının da Trabzon İl Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine Trabzon 1. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından incelendiği öğrenildi.21 Eylül 2026 tarihli kararda, 5 ayrı sosyal medya içeriği hakkında 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında erişimin engellenmesine hükmedildi.Kararda, söz konusu içeriklerin Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesinde düzenlenen “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçu kapsamında değerlendirildiği ve erişim engelinin kamu düzeninin korunması amacıyla gerekli görüldüğü belirtildi.

SİBEL SUİÇMEZ ARADI

Muhsin Aksoy, gözaltına alınmasının ardından Trabzon Gazeteciler Cemiyeti tarafından herhangi bir açıklama yapılmadığını belirterek, Yeni Parti Trabzon Milletvekili Avukat Sibel Suiçmez’in ise kendisini telefonla aradığını söyledi.Aksoy, Suiçmez’in kendisine geçmiş olsun dileklerini ilettiğini ve gözaltı sürecinde neler yaşandığını sorduğunu belirtti.

ÇGD’DEN TEPKİ

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, gazeteci Muhsin Aksoy’un gözaltına alınmasına ve bazı haberleri ile sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirilmesine tepki gösterdi.

Karafazlı, şunları söyledi:

“Trabzon’da gazeteci Muhsin Aksoy ,Eşi Hatice Aksoy’un, bir milletvekilinin kamuoyuna açık sözlerini haberleştirmesinin ardından gözaltına alındığı ve bazı haberleri ile sosyal medya paylaşımlarına erişim engeli getirildiğinin bildirilmesi, basın özgürlüğü açısından son derece ciddi bir durumdur. Gazetecinin görevi, kimsenin hoşuna gitmeyen sözleri dahi kamuoyunun bilgisine sunmaktır. Gazetecilik; siyasetçilerin açıklamalarını haberleştirmek, kamu adına sormak, sorgulamak ve toplumun haber alma hakkını savunmaktır. Bir gazeteci yaptığı haber nedeniyle gece yarısı gözaltına alınıyorsa, mesele artık yalnızca bir gazetecinin yaşadığı sorun değildir. Mesele, toplumun haber alma hakkıdır. Mesele, basın özgürlüğüdür. Mesele, düşünce ve ifade özgürlüğüdür.

ÇGD olarak açıkça söylüyoruz:

Gazetecilik suç değildir. Haber yapmak suç değildir. Kamuoyuna açık bir açıklamayı haberleştirmek suç değildir. Basın özgürlüğü iktidarın, muhalefetin ya da herhangi bir siyasi aktörün takdirine bırakılamaz.

Trabzon’da bir gazetecinin gözaltına alınması ve haberlerinin erişime engellenmesi iddialarına ilişkin süreç bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Hukukun temel ilkeleri, ölçülülük ve basın özgürlüğü gözetilmelidir.

Biz gazetecilerin kimliğine, siyasi görüşüne veya haberinin kimin hoşuna gidip gitmediğine bakmayız. Biz gazeteciliğin hakkını savunuruz. Çünkü bugün bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalınırsa, yarın başka bir gazetecinin haber yapma hakkı tartışmaya açılır.

Trabzon’da da Türkiye’nin her yerinde de gazetecilerin özgürce haber yapabildiği, düşüncenin suç sayılmadığı, ifade özgürlüğünün güvence altında olduğu bir hukuk düzeni istiyoruz. Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin değil, halkın özgürlüğüdür. ÇGD olarak gazetecilerin yanında olmaya ve basın özgürlüğünü savunmaya devam edeceğiz.”