Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Zafer Partili Mete’den Erdoğan’a veryansın: “İmam hatiplerin sayısını artırmakla insanların ahlakı düzelmez”

ÖZEL -HABER: Selda  KARAFAZLI GÖRÜNTÜ: Gençağa KARAFAZLI(RİZE) – Cumhurbaşkanı Recep

ÖZEL -HABER: Selda  KARAFAZLI

GÖRÜNTÜ: Gençağa KARAFAZLI
(RİZE) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hemşerisi olan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Zekeriya Coşkun Mete, Rize’de yaptığı açıklamalarla iktidara sert sözlerle yüklendi. “İmam hatiplerin sayısını artırmakla insanların ahlakı düzelmez. Bu millet uçak değil, adalet ve ekmek istiyor” diyen Mete, adalet, ekonomi ve sosyal politikalar üzerinden Erdoğan’a veryansın etti.

Zafer Partisi Genel Merkez Basın ve İletişim Başkanı, aynı zamanda Genel Başkan Yardımcısı Nazif Okumuş ile Genel Başkan Yardımcısı Zekeriya Coşkun Mete, teşkilatlanma çalışmaları kapsamında Karadeniz illerini kapsayan ziyaretler çerçevesinde Rize’ye geldi. Parti yöneticileri, Zafer Partisi Rize İl Başkanlığı’nda basın mensuplarıyla bir araya gelerek ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamaya Zafer Partisi Rize İl Başkanı Hüseyin Karaman, ilçe başkanları ve parti yöneticileri de katıldı.

Ülke ve yerel sorunlara ilişkin açıklamalarda bulunan Zekeriya Coşkun Mete, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sert eleştirilerde bulunarak,
“Sizin itibarınız emeklinin, işçinin, dulun ve yetimin haklarını vermekten geçer. Sizin itibarınız bu ülke için kanını dökmüş, şehit olmuş, gazi olmuş insanların yüzünü güldürmekten geçer. Sizin itibarınız güzel bir ülke yaratmaktan geçer. Adaletin olmadığı, hakkın ve hukukun olmadığı bir ülkede hiçbir şeyi başaramazsınız” ifadelerini kullandı.

“25 yıldır bu ülkede kaynakların nereye gittiği belli olmayan, hesap vermeyen bir iktidarla karşı karşıyayız”

Basın açıklamasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Mete,
“İçinde bulunduğumuz şartlar gerçekten zor. Kaynaklarını israf etmiş, 25 yıldır bu ülkede kaynakların nereye gittiği belli olmayan, hesap vermeyen bir iktidarla karşı karşıyayız. ‘İtibardan tasarruf olmaz’ diyen Sayın Cumhurbaşkanı, 13 uçak alarak herhalde itibarını göklere çıkartıyor. Ben de şunu söylüyorum: Sizin itibarınız emeklinin, işçinin, dulun ve yetimin haklarını vermekten geçer. Sizin itibarınız bu ülke için kanını dökmüş, şehit olmuş, gazi olmuş insanların yüzünü güldürmekten geçer. Sizin itibarınız güzel bir ülke yaratmaktan geçer. Adaletin olmadığı, hakkın ve hukukun olmadığı bir ülkede hiçbir şeyi başaramazsınız” dedi.

“AK Parti iktidarı her seçimden önce ya Karadeniz’de doğalgaz buluyor”

Eski bakan Süleyman Soylu’nun Gabar’da petrol buldukları yönündeki açıklamalarını hatırlatan Mete,
“AK Parti iktidarı her seçimden önce ya Karadeniz’de doğalgaz buluyor ya da Gabar’da petrol buluyor. Eski bakanları Sayın Süleyman Soylu, ‘gravitesi çok yüksek, arabanın deposuna dolduruyorsun, rafineriye bile ihtiyacı yok’ dedi. ‘Önümüzdeki baharda seyredin görün’ demişti. Kaç bahar geçti üzerinden, Süleyman Efendi. Hâlâ bu ülkenin insanları aç, bu ülkenin insanları işsiz. Yeni grup başkan vekilleri açıklama yaptı. Emeklilere verdikleri sadaka niyetine olan bin liraya karşılık ‘Gabar’daki petrolü bulun, bekleyin’ dediler. Bu milletin Gabar’daki petrolü değil, sizi beklemeye tahammülü yok” ifadelerini kullandı.

“15 milyon ne olduğu belirsiz insanı hiçbir soruşturmadan geçirmeden bu ülkeye soktular”

AK Parti hükümetinin 15 milyon ne olduğu belirsiz insanı hiçbir soruşturmadan geçirmeden ülkeye soktuğunu vurgulayan Mete,
“Bu ülkenin bir arz-talep dengesi vardır; tarımından sanayisine, tekstiline kadar. Siz 15 milyon ne olduğu belirsiz insanı hiçbir soruşturmadan geçirmeden bu ülkeye soktunuz. 13–15 milyon insanın ülkeye gelip konut fiyatlarını, tüketici fiyatlarını artırdığını ve arz-talep dengesini bozduğunu anlamamak için aptal olmak lazım. Sadece iktidarda kalmak uğruna bunları yaptığınızı biz biliyoruz. Eski bakanları Sayın Süleyman Soylu bir konuşmasında ‘2 milyon insanı ben kayıt ettim seçimde’ dedi. 2 milyon insan, 55 milyon seçmende yüzde 7–8 eder. Sizin hakkınızı, yaşam biçiminizi belirleyecek iktidarı, getirdikleri Suriyelilere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı vererek kendilerine seçtirdiler. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları artık vize almakta zorlanıyor. Çünkü ülkeye soktuğunuz kriminal insanların yurt dışında yaptıkları terör faaliyetleri nedeniyle yabancı ülkeler bunların Türk mü, Suriyeli mi, Afgan mı olduğunu ayırt edemiyor ve Türk vatandaşlarına vize vermekten imtina ediyor” dedi.

“İçenler içeride, baronlar dışarıda. Buna mücadele mi diyorsunuz?”

Uyuşturucuyla mücadele konusunda hükümetin hiçbir şey yapmadığını savunan Mete,
“Sanal bahis, kumar, narkotik… Bunlarla ilgili hiçbir şey yapılmıyor. ‘Yapılıyor’ deniyor, sanatçıları gözaltına alıyorlar, şov yapıyorlar. İçenleri alıyorsunuz da bu malları ülkeye getirenleri neden almıyorsunuz? Baronlara neden dokunmuyorsunuz? En ufak bir şeyde öğrenciyi, öğretmeni, vatandaşı gözaltına alıyorsunuz. Ülkeye uyuşturucu sokuluyor diye feryat eden insanların seslerine neden kulak tıkadınız? İçenler içeride, baronlar dışarıda. Buna mücadele mi diyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

“Türkiye Türklerindir, istemeyen gider”

Türkiye’nin Türklere ait olduğunu vurgulayan Mete,
“Yeni bir açılım diyerek Türk, Kürt, Arap diye ayrım çıkarıyorsunuz. Türkiye Türklerindir. İstemeyen gider. Karadenizlisi, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Abazası; Türklüğü kabul eden herkes bu topraklarda özgürce yaşama hakkına sahiptir. Dün 300 bin Türk soydaş gelirken kıyamet koparanlar, bugün 15 milyon sığınmacıya ‘kardeşlerimiz, ensar, muhacir’ diyor. Yok öyle bir dünya. Eve lazım olan camiye haramdır. Önce can, sonra canan. Önce kendi vatandaşının mutluluğunu sağlamak zorundasın” dedi.

“Çöp çay yurt dışına satılıyor”

ÇAYKUR’un çöp çayı başka ülkelere sattığı iddialarına da değinen Mete,
“Rize’deyiz; çay perişan, fındık perişan. ‘Ekonomi düzelecek, ihracat uçuyor’ deniyor. Hiçbir şeyin uçtuğu yok. Sadece sizin uçaklarınız uçuyor. Biz karayolundan yürümeye devam ediyoruz. Çöp çayların yurt dışına satıldığı, sağlık sertifikalarının nasıl düzenlendiği bilinmiyor. Giden mallar başka ülkelerin gıda kodeksine uymayınca iade ediliyor. Bu malların başka ülkelere gönderildiği ve başka ülkelerden çay sokulduğu iddiaları var. Tarım İl Müdürlüğünün bu konuda ne yaptığını sormak lazım. Konunun üzerindeyiz” diye konuştu.

“Asgari ücret 50 bin TL olmalı”

Açıklamalarının sonunda asgari ücret konusuna da değinen Mete,
“1999’dan beri deprem vergisi diye 80 milyar TL toplandı. Bu para buhar oldu, nerede olduğu belli değil. ‘Köprü yaptık, yol yaptık’ denildi ama bu projelerin 36 yıl borcu var. Bunları kim ödeyecek? Avrupa’da bir işçi ortalama 3.000 euro maaş alıyor. Etin kilosu 20 euro. Türkiye’de etin kilosu Karadeniz’de 600–700 lira, İstanbul’da 1.000 lira. Buna göre asgari ücretin 50–60 bin lira olması gerekir” dedi.

“İmam hatiplerin sayısını artırmakla insanların ahlakı düzelmez”

“‘Beni kandırdılar’ diyerek işin içinden çıkamazsınız” diyen Mete,
“O süreçlerde zulüm gören, bedel ödeyen insanların hesabını kim verecek? İmam hatiplerin sayısını artırmakla insanların ahlakı düzelmez. Bir ülkeyi yönetenler davranışlarıyla, adaletleriyle, hak ve hukuklarıyla örnek olmalıdır. Dün dediğinizi bugün inkâr etmemelisiniz. Müslüman örnek olur. Sadece namaz kılmakla Müslüman olunmaz. Kur’an-ı Kerim’i Arapça okumakla da olunmaz” ifadelerini kullandı.