Artık hiçbir mazeretiniz yok! Bu ülkede olan her şeyin sorumlusu sizsiniz.
Mehmet Kamış
Artık problemi üzerine yıkacağınız hiç kimse de kalmadı. Arkanızda yüzde elli siyasi destek ve siyaset konuşmaktan ödü kopan muhalefet partileriniz var. Yasama elinizde, yargı önünü iliklemiş emirlerinizi bekliyor. Yürütme zaten bizzat sizden sorulur. Cumhuriyet döneminden beri hiçbir hükümete nasip olmayan bir siyasi güç ile iktidardasınız. Ülkenin her yerinde astığınız astık, kestiğiniz kestik. YÖK emrinizde, TÜBİTAK emrinizde, adliye emrinizde… Ülkedeki bütün kurum ve kuruluşlar taht-ı saltanatınızda. İstediğiniz belgeyi, raporu hazırlatma yeteneğine sahipsiniz.
En küçük itiraz edenin üzerine ya maliye müfettişleri ya da savcılar gidiyor; istediğinizin malına çöküyor, istediğinizi tutukluyorlar. İstediğiniz canlı bombaya hukuk devleti muamelesi çekiyorlar. İstihbarat sizde, kameralar sizde, gümrükler, sınırlar sizde. Size itiraz eden, size direnen kimse yok. Size bir cümle edebilme cüreti gösteren küstahların (!) kapılarına kırmızı çarpılar atılıyor, kandan banyoya davet ediliyor. Anamuhalefet partileri bile sizi eleştirirken 10 kere düşünüyor, 20 kere beni sakın yanlış anlamayın diye tazimde bulunuyor. İstediğiniz yasayı çıkarabilme, istediğiniz mala torba yasalar üzerinden çökebilme özgürlüğünüz var.
Sizin yaptıklarınızı kritiğe tutacak neredeyse hiçbir televizyon kanalı, gazete ve medya organı bırakmadınız. Eleştirel bakan aydın ve yazarları ya işten attırdınız, ya hapse gönderdiniz. TRT ve Anadolu Ajansı gibi bizim paralarımızla kurulan kurumları, ‘Aktrol’ gibi çalışan bir propaganda aracına dönüştürdünüz. Bütün medyayı susturdunuz, ya sopayla ya havuçla hizaya soktunuz.
Kanun da sizsiniz, nizam da… Taşları bağladınız, köpekleri saldınız, yiğitleri derdest edip eşkıyayı düze indirdiniz. Hasılı ülkedeki her şeyin müsebbibi ve sorumlusu sizsiniz. Yok bu sefer yağma yok. Eğer bu ülke içinde bir ton bomba ile emniyet lojmanlarına saldırılabiliyorsa, Ankara’nın göbeğinde miting için toplanıp demokratik haklarını kullanan yüzlerce kişi katlediliyorsa, Diyarbakır’da yüz binlerce kişinin toplandığı meydana birileri elini kolunu sallayarak bomba koyuyor ve sonra yine elini kolunu sallayarak çıkıyorsa bunun en büyük sorumlusu sizsiniz.
Sultanahmet’te bu ülkeyi görmeye gelenler katlediliyorsa, Güneydoğu kan gölüne dönmüş, masum siviller günlerce evlerinde aç susuz kalıyorsa, küçücük çocuklar kimliği belirsiz kurşunların hedefi oluyor ve devlet olarak onların canları korunamıyorsa hesap vermesi gereken sizsiniz. Artık sığınacağınız hiçbir mazeret, hiçbir bahane yok. Ülke Pakistan’a döndüyse, hukuk bitip toplu katliamlar sıradanlaştıysa bunun sebebi sizsiniz. Terörle mücadele ekipleri de, yöntemleri de iliklerine kadar sizin…
7 Haziran seçimlerinden sonra birden başlayan ve baş döndürücü bir hıza ulaşan terör, milleti size daha çok yetki vermesine yönlendirdi. Bu sonucu ‘ne yapalım millet böyle istiyor’ deyip herkes kabul etti. Artık bir mazeretiniz kalmadı. Daha hangi yetkiyi kullanacak, daha hangi özgürlüğümüzü elimizden alacaksınız?
Canlı bombalar her yerde gezerken, PKK Güneydoğu’da her gün asker, polis ve sivil halkı katlederken, siz milletin verdiği yetkiyi hayatlarında çakı taşımamış insanları tutuklamakta, onları takip etmekte kullanabilirsiniz.
Biz hakkın hesap zamanına iman ediyoruz
