HABER: ALİ Osman ERTAŞ-Gençağa KARAFAZLI
GÖRÜNTÜ: Can NAMLI-Özlem EMİR
(RİZE)- Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, “Türkiye coğrafyalarında Türk olmayın, Laz olmayın, Çerkez olmayın, Kürt olmayın. Çünkü bunlardan olursanız cezalandırılırsınız ama Amerikalı olun, İsrailli Yahudi olun, Alman, Gürcü olun, gelin bu ülkede istediğinizi yapın, bunların cezası yok. Bunlar mükafatlandırılıyor, bunlar ödüllendiriliyor” dedi.

Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, 21 Temmuz 2025’te Rize’nin Fındıklı ilçesi Çağlayan Vadisi’ndeki içme suyu kaynakları yakınında izinsiz maden arama çalışması yapan TÜPRAG Metal Madencilik çalışanlarının araçlarının durdurulması üzerine Çervatoğlu ve belediye çalışanı Faruk Büyükkurt Terzi hakkında “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “ulaşım araçlarının hareketlerinin engellenmesi gerekçesiyle yargılandığı Pazar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2’inci duruşması için bugün yeniden hâkim karşısına çıktı. Duruşma savcısı, kişi hürriyetini kısıtlamaktan sanıkların beraatini talep ederken trafikte aracı engellemekten ceza talep etti. Duruşma kararı için dava 14 Aralık 2026 tarihine ertelendi.
Pazar 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya sanıklar Ercüment Şahin Çervatoğlu ile Faruk Büyükkurt ve avukatları katıldı. Duruşmayı Samsun Yeni Parti Milletvekili Murat Çan, Rize İl Başkanı Saltuk Deniz, Pazar, Ardeşen, Kemalpaşa ve Borçka belediye başkanları, Fındıklı, Borçka ve Ardeşen ilçe başkanları, KTÜ öğretim üyesi Dr. Oğuz Kurdoğlu, eski TMMOB yöneticisi, çevre ve doğa dostları, Sol Parti ve EMEP il ve ilçe başkanları, çeşitli meslek örgütleri yanı sıra bazı STK temsilcileri ile çok sayıda Fındıklı halkı takip etti.

Duruşmanın ardından adliye önünde bekleyen kalabalığa açıklama yapan Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu şunları söyledi:
“BURADA FINDIKLI HALKI YARGILANIYOR”
“ Evet, sevgili dostlar, hepiniz öncelikle çok teşekkür ediyorum. Geldiniz, böyle Fındıklı’yı savundunuz. Fındıklı Belediye Başkanı şahsıma daha destek verdiniz ama yargılanan belki birey olarak benim, ama Fındıklı halkı yargılanıyor. Bu yargılamada iki tane suç vardı isnat edilen: Sözde mağdur olanlar aslında şüphelilerdi; onlar mağdur oldu, biz yargılanan olduk. Demek ki suyumuzu, toprağımızı korumayacağız anlamına çıkar.
Birinci suç üretimi engellemek, ikinci suçsa ulaşım aracını durdurma, gaspa kadar yani gaspa da içeren maddesiyle ulaşım aracını engellemek, o seyahatini engellemektir. Savcı mütalaasını verdi, 14 Aralık’ta sonuçlanacak. Savcı hürriyeti kısıtlamaktan kişi hürriyetini kısıtlamaktan beraatimle; öbür aracı engellemekten, ulaşım aracını trafikte engellemekten se cezalandırılmamızı istedi.
Muhtemelen ceza çıkacak, görünen o. Zaten şöyle bir şey: İstediğiniz gibi işte Kominko, Kanadalı olursunuz, Amerikalı olursunuz, İsrailli olursunuz; yeter ki Türkiye coğrafyalarında Türk olmayın, Laz olmayın, Çerkez olmayın, Kürt olmayın. Çünkü bunlardan olursanız cezalandırılırsınız ama Amerikalı olun, İsrailli Yahudi olun, Alman, Gürcü olun, gelin bu ülkede istediğinizi yapın, bunların cezası yok. Bunlar mükafatlandırılıyor, bunlar ödüllendiriliyor.
Kamu görevini yapmaktan dolayı, yani sizin içme suyu kaynaklarınızda yabancı kişilerin var olduğu, ne yaptıklarını sorgulamak, daha sonra yeraltı kaynaklarımızı talan etmek için geldiklerini söyleyen anlaşılan bu maden şirketi, Kanada’da bir tane ağacın dalını kesemezken burada Türkiye mahkemelerinde bizi mahkum edecekmiş. O da bizim halkımıza karşı onurumuz olsun!
Hoş geldi, sefa geldi! Hani bir mücadelecinin, bir devrimcinin sözü vardı: Ölüm nereden gelirse gelsin, hoş geldi sefa geldi! Halkım için ölüm nereden gelirse gelsin, hoş gelmiş, sefa gelmiş” ifadelerini kullandı.
ÇERVATOĞLU: “FINDIKLI’NIN SUYUNU, TOPRAĞINI VE YAŞAM ALANLARINI KORUMAYA ÇALIŞTIM”
Fındıklı Belediye Başkanı Ercüment Şahin Çervatoğlu, Çağlayan Vadisi’nde TÜPRAG Metal Madencilik adına numune alma çalışması yaptıkları belirtilen kişilerle yaşanan olay nedeniyle yargılandığı davada beraatini istedi. Çervatoğlu, kişilerin özgürlüğünü kısıtlama ve malzemelerini zorla alma iddialarına karşı çıkarak amacının içme suyu kaynaklarını ve doğal yaşam alanlarını korumak, çalışmaların hukuki dayanağını araştırmak olduğunu savundu.
İÇME SUYU KAYNAKLARINDA ŞÜPHELİ ÇALIŞMA
Çervatoğlu’nun savunmasına göre, 21 Temmuz 2025’te Fındıklı’nın içme suyu kaynaklarının bulunduğu ve birinci derece doğal SİT alanı olan Çağlayan Vadisi’nde kimliği ve çalışma amacı bilinmeyen kişilerin bulunduğu bilgisi kendisine ulaştı. Köylülerin sorularına yanıt vermeden araçlarıyla uzaklaştıkları belirtilen kişilerin bulunduğu bölgeye giden Çervatoğlu, olayın açıklığa kavuşturulması için kolluk kuvvetlerine haber verdiğini belirtti.
Kişilerin daha sonra TÜPRAG Metal Madencilik adına çalıştıklarının anlaşıldığını ifade eden Çervatoğlu, numune alınan alanların konumu, gerekli ruhsat ve izinler ile özel mülk sahiplerinin izninin bulunup bulunmadığının araştırılmasını istedi.
ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLAMA VE ZORLA MALZEME ALMA İDDİALARINA YANIT
Hakkındaki suçlamalara karşı çıkan Çervatoğlu, yolun kapatılmadığını, yaşanan duraklamanın kısa süreli olduğunu ve kişileri alıkoyma amacı taşımadığını savundu. Belediye aracının yola taşacak şekilde durmasının da kısa süreli bir durumdan kaynaklandığını belirtti.
Kişilerin malzemelerinin zorla alındığı iddiasına da karşı çıkan Çervatoğlu, malzemelerin kendi rızalarıyla teslim edildiğini ve ardından kolluk kuvvetlerine verildiğini ileri sürdü. Olayın tamamının ve video kayıtlarının bağlamıyla değerlendirilmesini istedi.
“ÇEVREYİ VE HALK SAĞLIĞINI KORUMAK GÖREVİMİZ”
Çervatoğlu, belediye başkanlığı sorumluluğunun yalnızca belediye hizmetleriyle sınırlı olmadığını belirterek içme suyu kaynaklarının, ormanların, derelerin, tarım alanlarının ve halk sağlığının korunmasını görevinin bir parçası olarak gördüğünü söyledi. Fındıklı’da çevreyi korumak ve halkı ekolojik yaşam konusunda bilgilendirmek amacıyla oluşturulan Viçe Çevre Meclisi’nin (VİÇEM) üyesi olduğunu da hatırlattı.
Madencilik faaliyetlerine karşı tutumunun yalnızca şirketin yabancı sermayeyle bağlantılı olmasına dayanmadığını belirten Çervatoğlu, asıl ölçütün kamu yararı, çevre üzerindeki etkiler ve hukuka uygunluk olduğunu savundu. Suyun, toprağın ve ormanların korunmasını gelecek kuşakların yaşam hakkıyla ilişkilendirdi.
BERAAT TALEBİ
Çervatoğlu, müdahalesinin kamu görevini yerine getirme ve çevreyi koruma amacı taşıdığını ifade ederek hakkındaki değerlendirmede siyasi düşüncelerinin değil, somut eylemlerinin esas alınmasını istedi. Üzerine atılı suçların kanuni ve maddi unsurlarının oluşmadığını savunan Çervatoğlu, mahkemeden beraatine karar verilmesini talep etti.

