Vicdani retçi yazıcı, Avrupa Parlamentosu’nda konuştu: “askerlik yapmayı, öldürmek için eğitim almayı reddediyoruz”
HABER: SELDA KARAFAZLI
Vicdani retçi Şendoğan Yazıcı, zorunlu askerliği reddettiği için yıllardır karşılaştığı yargılamaları, para cezalarını ve sosyal yaşamında yaşadığı baskıları Brüksel’de, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen “Vicdani Ret Bir İnsan Hakkıdır” konferansında anlattı. Merve Arkun ve avukatı Av. Hülya Üçpınar ile birlikte konferansa katılarak söz alan Yazıcı, “Askerlik yapmayı, öldürmek için eğitim almayı ve farklı halklardan insanları düşman görmeyi reddediyoruz” dedi.
YILLARDIR YARGILANIYOR
2010 yılında “Elime silah almam, savaşa katılmam” diyerek İstanbul Şişli’de bulunan Harbiye Orduevi önünde vicdani retçi olduğunu açıklayan Şendoğan Yazıcı, Türkiye’de zorunlu askerliği reddetmesi ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle TCK’nin 217. maddesi kapsamında çok sayıda yerel mahkemede yargılandı; para ve hapis cezalarına çarptırıldı. Yazıcı, Avrupa Parlamentosu’ndaki konuşmasında vicdani ret nedeniyle karşılaştıkları baskıları, bu baskıların çalışma hayatlarından ailelerine kadar uzanan etkilerini rizeninsesi.com anlattı.
“HAYATLARIMIZI SİVİL ÖLÜME DÖNÜŞTÜRDÜLER”
Yazıcı, konferanstaki konuşmasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Vicdani retçi Şendoğan Yazıcı olarak, bugün Brüksel’de, Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen ‘Vicdani Ret Bir İnsan Hakkıdır’ konferansında Merve Arkun’la birlikte katılarak söz aldık ve bir konuşma yaptık.
Parlamentoda askerlik yapmayı, öldürmek için eğitim almayı ve farklı halklardan insanları düşman görmeyi reddediyoruz dedik. Vicdani ret nedeniyle karşılaştığımız baskıları, çalışma hayatımızdan ailelerimize kadar uzanan etkilerini anlattık. Hesap blokelerinin, para cezalarının ve bitmeyen davaların hayatlarımızı nasıl bir ‘sivil ölüme’ dönüştürdüğünü paylaştık. Bu baskıların sona ermesi ve vicdani ret hakkının tanınması için somut dayanışma çağrısı yaptık.”

“TÜRKİYE, AZERBAYCAN VE BELARUS’TA VİCDANİ RET HAKKI YASAL GÜVENCE ALTINDA DEĞİL”
Yazıcı, vicdani ret hakkının Avrupa’daki durumuna ve Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararını uygulamamasına ilişkin şunları söyledi:
“Avrupa Konseyi’ne üye 47 ülkenin yalnızca üçünde vicdani ret hakkı yasal güvence altında değil. Bunlar Türkiye, Azerbaycan ve Belarus. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 2006’da Osman Murat Ülke davasında Türkiye’yi mahkûm etti; vicdani retçilerin sürekli cezalandırılmasının önlenmesini istedi ama neredeyse 20 yıl geçti, devlet bu karara uymadı.”
“ÇALIŞMA HAKKIMIZ ELİMİZDEN ALINIYOR”
Vicdani retçilerin çalışma ve seyahat özgürlüklerinin engellendiğini, sosyal haklardan mahrum bırakıldıklarını belirten Yazıcı, iş hayatında karşılaştıkları baskılara da dikkat çekti:
“Baskılar öyle boyutlara ulaştı ki çalışma hakkımız elimizden alınıyor, seyahat özgürlüğümüz engelleniyor, sosyal haklardan mahrum kalıyoruz. Hatta Milli Savunma Bakanlığı, özel şirketlere yazı gönderip ‘askere gideceklerine dair form imzalatın, imzalamazlarsa işten çıkarın’ diyebiliyor. Hiçbir vicdani retçi böyle bir taahhüt imzalamıyor. Sonuç işsizlik ve dışlanma oluyor.
Bu politikaların tek amacı bizi görünmez kılmak ama gerçekte tam tersi oluyor. Baskılar artıyor ama askere gitmeyi reddedenlerin sayısı da her geçen yıl büyüyor.”
“DEVLET, HAYATLARIMIZI CEZAYA DÖNÜŞTÜREREK VİCDANIMIZI TESLİM ALAMAZ”
Yazıcı, vicdani retçilerin yıllardır yargılamalar ve cezalarla karşı karşıya bırakıldığını belirterek mücadelenin süreceğini ifade etti:
“Yıllardan beri baskılar, yargılamalar ve cezalar artarak devam etti. Aslında mesele hukuki değil, tamamen siyasi çünkü hukuken bir engel yok, sadece siyasi irade yok. Devlet, hayatlarımızı cezaya dönüştürerek vicdanımızı teslim alamaz. Bizden sonrakiler aynı baskılarla yaşamasın diye mücadeleye devam edeceğiz.”

