Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

ADALETİN KANADINI YARALAYAN EŞİTSİZLİK: Birilerine Esneklik, Binlercesine Sessizlik!

HABER: ÖZLEM EMİR,GENÇAĞA KARAFAZLI PKK/KCK bağlantılı suçları kapsayan yeni hukuki

HABER: ÖZLEM EMİR,GENÇAĞA KARAFAZLI

PKK/KCK bağlantılı suçları kapsayan yeni hukuki adımların ardından cezaevlerindeki infaz tartışması yeniden alevlenirken, mağdur olduklarını belirtilen binlerce hükümlü ve yakını tepkilerini dile getirmeye devam ediyor. Seslerini duyurmaya çalışan aileler, kendilerine çifte standart uygulandığını savunarak sitemlerini şu sözlerle ifade ediyor: “Aynı cezaevinde, aynı çatı altındayız. Bir kesim için özel hukuki çözümler üretilirken, yıllardır dosyası incelenmeyen bizlerin talepleri neden duymazdan geliniyor?”

“Herkes İçin Eşit ve Adil İnceleme İstiyoruz”

Kamuoyunda tartışılan yeni adımların teknik olarak genel af niteliği taşımadığı ifade edilse de adli suçlardan hüküm giymiş kişilerin yakınları, ortaya çıkan tablonun ciddi bir eşitsizlik algısı yarattığı görüşünde. Uyuşturucu, hırsızlık, dolandırıcılık veya yaralama gibi farklı suçlardan mahkûm olan ve cezalarının büyük bölümünü tamamladıklarını belirten aileler; kendi dosyalarının da aynı ciddiyetle ele alınmasını talep ediyor.

Süreçten rahatsızlığını dile getiren bir hükümlü yakını, adalet sistemindeki beklentilerini şu ifadelerle aktarıyor:

“Bizler suçu övmek ya da cezasızlık istemiyoruz. Bizim tek derdimiz adalet. Belirli suç grupları için hızla adımlar atılabiliyorken, dosyalarında ciddi hukuki şüpheler, delil eksiklikleri ve usul hataları olduğunu yıllardır feryat ederek anlatan insanların dosyaları neden rafta bekletiliyor? Adalet kişiye veya suçun politik kimliğine göre değil, dosyadaki delile göre işlemeli.”

 

Yargılama Süreçlerine Sert Eleştiri: “Dosyalar Üstünkörü Geçildi”

Şikâyetlerin odağında yalnızca infaz süreleri değil, yargılama aşamasında yaşanan aksaklıklar da yer alıyor. Hükümlü yakınları; somut eylemler ile isnat edilen suçlar arasındaki bağın yeterince kurulmadığını, savunmaların dikkate alınmadığını ve ilk derece mahkemelerinin verdiği ağır cezaların üst mahkemelerce yeterli inceleme yapılmadan hızlıca onaylandığını iddia ediyor.

Verilen cezaların rakamlardan ibaret olmadığını, bir insanın ömrünü ve bir ailenin geleceğini doğrudan etkilediğini vurgulayan mağdur yakınları, taleplerini net bir dille özetliyor:

“Bizim talebimiz körü körüne bir af değil; dosyalarımızın gerçekten incelenmesi, yapılan hukuki hataların düzeltilmesi ve infaz hesaplarının adil biçimde denetlenmesidir. Birilerine gösterilen esneklik ve hukuki kolaylık, adli suçlardan yatan ve hatayla mahkûm edildiğini savunan vatandaşlardan esirgenmemelidir.”

 

Kamuoyu Yanıt Bekliyor

Cezaevlerinden yükselen bu şikâyetler, tartışmanın boyutunu “Kim tahliye olacak?” sorusundan çıkarıp “Adalet herkese eşit uygulanıyor mu?” sorusuna taşıyor. Yıllardır dosyalarındaki usulsüzlüklerin giderilmesini bekleyen binlerce insanın ortak sorusu ise tazeliğini koruyor:

Bir grup için özel yasal yollar aranırken, adalet bekleyen diğer mahkûmların ve ailelerinin çığlığı daha ne kadar sessizlikle karşılanacak?